18 Aralık 2014 Perşembe

Belgrad'da İkinci Gün

Öyle ya da böyle geldik buralara kadar ama biz çok plansız geldik. 2 ayımız vardı aslında koskocaman ve biz de en ince detayına kadar her şeyi planlayalım öyle geçsin günlerimiz diye düşünüyorduk başlarda, oturduk bir iki plan da yaptık ama o ince detay hiç olmadı. Bi kere zaten kesin olduğuna bile ancak son gün inanabildiğimi söylemiştim ilk gün yazımda. Gitmeden önce tek yaptığım ciddi hareket bavul almaktı, onu da bu gezi olmasa da zaten ihtiyacım vardı diyerek almıştım.
İlk günü de yorgun olduğumuz için Kalemegdan'ın bir kısmı ile bitirdik. Eve gider gitmez bizi bir araştırma aldı. Deniz yakın mesafede Belgrad'da görebileceğimiz yerleri incelemeye koyuldu. Ben de boş durmadım tabii, "ne yemeli listesi" yaptım. :) Onu da en son küçük bi liste olarak paylaşırırm blogda.

Uyandık mı ikinci güne...
Hemen bir şehir haritası edindik Knez Mihailova'daki turist ofisinden. Bugün ona pek ihtiyacımız olmayacak çünkü yine yakın civarları bitireceğiz. Ama az çok kavramamız gerekiyor haritayı ki ilerleyen günlerde daha çok işimize yarasın.
İlk durak, Tašmajdan. Hedefimize ulaşana kadar zaten sağımız solumuz haritada görmemiz gereken diğer tarihi noktalar. O yüzden yol boyunca zamanımızı etkin kullanmış oluyoruz.


Hotel Moskva
Hotel Moskow



Narodna skupština
National Assembly

Narodna skupština

Sonra geliyoruz Tasmeydan'a. İçinde görkemli Crkva Svetog Marka kilisesinin bulunduğu harika bir park. Çok sakin değil ama huzurlu yine de. Elinde gazetesiyle günün tadını çıkaran yaşlı amcalar, köpeğini gezdiren aceleci olmayan insanlar, bir bankta sıkış tepiş oturmayı çimlerde yayılmaya tercih eden gençler ilk anda dikkatimi çekiyor. Herkesi inceleme isteğiyle gözlerim bir orda bir burda, bir kaç dakikada hızlıca tarıyorum Taşmeydanı. Hayranlık ve mutluluk karışımı şapşal yüz ifademden olacak ki şıp diye anlaşılıyor turist olduğumuz. Bankta oturan genç bir gruptan yarı alaylı bir Hello yükseliyor ve kendime geliyorum. Halbuki pek ala Sırp da olabilirim. Ayrıca başka bir şey düşünürken yüzüme bir tebessüm gelmiş de olabilir, nerden çıktı turist olduğum. Hele bir de asıl turistik hareket olan fotoğraf çekme seansımıza henüz başlamamışken... Madem ifşa edildik, başlıyorum fotoğraf çekmeye!
Tasmajdan- St. Mark's Church

Crkva Svetog Marka
St. Mark's Church




Burayı da bitirdik, acıktık da epey. Benim şu yemek listesinin baş rol oynama vakti geldi. Akşam da Skadarlija sokağına gidelim diyoruz. Yine dönüş yolunun keyfini sürerek restoranları tarıyoruz. Benim listedeki isimleri bulmak biraz zor. Diretemiyoruz bugünlük, en ucuzundan birşeylerle geçiştirebiliriz. Skadarlija'ya çok yakın bir fast food restoranı "Big Pizza" ya giriyoruz. Burayı özellikle anlatmamın nedeni beni şaşırtan hoşuma giden bir şey görmüş olmam bu restoranda.Tepsilerin toplandığı masanın üzerine farklı dillerde teşekkürler yazmışlar. Hep görmeye alışık olduğumuz; "Thank you!, Danke!, Gracias!, Hvala!,,, aa o da ne "Teşekkür ederim!". Hem de Teşekkürler değil, baya uzun uzun "Teşekkür ederim!". Neden bu kadar hoşuma gittiğini açıklaması zor. Bu bir anda bir tanıdıkla göz göze gelmek gibi birşeydi. Hiç beklemediğiniz bir anda çıka gelen tanıdık. Diğer tanıdıklardan daha başka, bir anda atmosferi değiştiren bir tanıdık, iki kelime. :)
 Skadarlija Belgrad'ın eski bir mahallesi, Bohemian Quarter diye de geçer. Sokak boyunca sağlı sollu güzel dekore edilmiş restoranlar ve publar yer alıyor. Ama bunlar gerçekten o kadar güzel dekorlara sahip ki, sokağın atmosferine can katıyor. Bize de ilham veriyor. Hemen başlıyoruz, çok iyi bir fikir bence , kafe açarsam kesin böyle dekore ederim filanlara.
İlhamımı paylaşayım sizle de, çok içimden geldi. Ama benden önce yapmak yok bozuşuruz.

Šešir moj
işte ilhamım :)

Biz ayy ne kadar güzellerle bakarken buraya mekan sahibi olduğunu düşündüğümüz fotoğrafın solundaki arkadaş gayet cool gazetesini okumaktaydı. Sonra bizi fark edip gülümseyerek Sırpça birşeyler söyledi, gelin buyrun dedi diye varsayıyorum. Biz de tam fotoğraf makinesini çıkarmış ilhamımızı ölümsüzleştireceğiz. Nedense hayır çekmeyin gibi bir tepki bekledim ilk başta. Ama kendisi çok sempatik bir şey yapıp, "sözde" kadrajdan çıktı. O öyle yamuk kalakalınca biz de güle oynaya çektik mekanın fotoğrafını. Ne bilsin adamcağız bizdekinin geniş açı olduğunu :)
Skadarlija'daki en dolu mekanlardan biri olan "Red Bar"ı dinlenmek için seçtik kendimize sonra. Öylece akşamın keyfini çıkardık. Ben yine insanları izleyerek kendi hikayelerime daldım.
Skadarska- Skadarlija

Redbar 


Güzel bir günü bu güzel sokakta bitirmiş olduk. Ertesi günün planlarını yaptık ve soğuk Belgrad gecesinde evin yolunu tuttuk.
Üçüncü günde görüşmek üzere!
Not: Sonradan internette Skadarlija ile ilgili bakınırken bir site buldum. Aslında kültürel aktivitelerle ile alakalı, bir de Belgrad City Guide kategorisine sahip çok şık bir site. Buradan Skadarlija ile ilgili yazısına ve fotoğraflarına erişebilirsiniz. Gitmeden önce bir kenarda bulunsun ;)

Sevgiler,
İlham Kedisi





Share:
Yer: Skadarlija, Belgrade, Sırbistan

0 yorum:

Yorum Gönder

Blogger tarafından desteklenmektedir.

Hakkımda

Fotoğrafım

Siz şimdilik beni blog yazan bir İlham Kedisi olarak tanıyın.

İlham'ın İzleyenleri

Bu Blogda Ara

Yazılardan haberim olsun dersen buraya mail adresini bırakabilirsin.

Severek okuduklarımdan

Instagram

E-Mail

ilhamkedisi@gmail.com