Çok ara verdim gibi görünse de bu meydan okumanın bitmesini hiç istemediğimden yazmalara kıyamıyorum desem bana inanır mısınız? İnanmadınız, peki. Çok yoğunum be blog, öyle böyle değil! Ama zaman yaratmak için en küçük anı bile değerlendirmek zorundayım artık. Kendimi buna zorluyorum. O yüzden öğle arasında geçtim bilgisayarın karşısına ve sana yazıyorum. Nasıl yani? Bu kız hostes değil miydi yahu? Öğle arası mı oluyor onlarda da gibi bir kafa karışıklığı yaşar gibi olduysanız eğer, hemen olduğunuz yerde kalın. Çünkü birtakım geçici değişiklikler söz konusu. Açıklayayım. Mart ayı itibariyle bir ay boyunca yerde ve normal mesai düzeninde çalışacağım. Yani adeta normal bir insan olacağım. Damarlarında basınç dolaşan bir insan için, böylesine düzenli bir hayat başlarda zor gibi görünse de şu an halimden fazlasıyla mutluyum. Haftasonları düzenli boş günümün olması, sabahları kalktığım saatin belli olması, eve kaçta geleceğimin belli olması… Yani işin özüne bakarsak, birşeylerin ‘’belli’...
Merhaba, Ben Arzu. Ama siz bana ''ilham kedisi'' diyebilirsiniz. Başlamadan önce bi kahve demleyin, kendinizi evinizde gibi hissedin ve rahatınıza bakın. Konuşacak çok şey var :)