12 Ekim 2016 Çarşamba

Kedili Hava Sahası

Bu sabahın mutluluk itemleri;
*gözümü açar açmaz okuduğum bir mutluluk

*sabah 7 buçukta tamamen kendi isteğimle kalkmış olmam ve üstelik kendimi inanılmaz dinç hissetmem

*üzerimde ince bir gömlekle kahvaltıyı dışarıda yapıyor olmama rağmen sabah esintisinin içimi ürpertmeyişi  (hoş, ürpertse dahi bu maddede yer alabilirdi...)

*kedili bir hava sahası

*az sonra kedili hava sahasında beliren, büyük kulaklıklı bir oğlan çocuğu... ne dinliyor hiç bilmiyorum. kediler az evvele kadar gözlerini benden ayırmaz iken, bu oğlanın gelmesiyle etrafını sarıyorlar. tam 7 kediden bahsediyorum. çoğunluğu yavru. oğlan kedili çemberin ortasında, şaşkın. dev kulaklıkları ile bana dönüp bakıyor. benden başka kimse yok onları gören. ben de ellerimi iki yana açıyorum, ben de şaşkınım dercesine. sonra kulakları çıkarıyor, birşey dersem diye. ''seni tanıyorlar bence'' diyorum. ''emin değilim, bence birine benzetiyorlar'' diyor. haydi buyrun cevaba!



*kahvaltı sonrası çay üstüne kahve içiyorum, kitabımdan sayfalar üstüne sayfalar okuyorum. derken 2balık'ın hediyesi olan, ''Ağaçların Özel Hayatı''nı bitiriyorum. tam iki saat oyalanmışım. kedilerden müsaade isteyip inzivaya çekiliyorum.

Sabah tüm hızıyla devam ediyor. Şimdilik günüme dokunanlar bunlar. Öylesine... Küçük, huzur dolu detaylar. Anın içinde olduğumu hissedebildiğim günlerden biri.
Oh be, dediğim zamanlar. Yazmayı özlediğim türden kısa bir iç ses notu.
Bu arada, günaydın!


Sevgiler,
İlham Kedisi
Share:

2 Ekim 2016 Pazar

Mauritius'a Uçtum!

Sayın okuyucularımız,
hostesiniz konuşuyor. Efendim şu anda cennetten bir parça olan Mauritius hakkında yazmaya başlamış bulunuyorum! Tahminimce bu yazıyı yazmam bir kaç dakikamı, yaşadığım güzelliklerin etkisinden kurtulmam ise bir ömrümü alacak... Tam da bu sebeple, birazdan okuyacağınız bu kısa yazının bir gezi yazısı olmadığını belirtmek isterim. Sadece fotoğraflarla bana eşlik edin istedim. Aldığımız son hava raporuna göre yağmurlu günler bizi bekler. Peki ama bizi yağmur yıldırır mı, sevgili okuyucu? Tabii ki, hayır!
Hepinize şimdiden iyi okumalar ve keyifli seyirler dilerim.

Ruhumu dinlendiren bu adaya borçlu olduğum için, iç sesimle yazıyorum şimdi.

Madagaskar'ın doğusunda bulunan ve komşusu bulunmayan bir ada ülkesi burası. Haritada ise minicik bir nokta. Öylesine minicik ki, üstünde yazan adı olmasa varlığına inanamayacak insan.

Gelmeden önce tüm cesaretimi toplayıp, yapmayı planladığım bir çok şeyi yapamadım aslına bakarsanız. Mesela parasailing, mesela su altı yürüyüşü ve daha niceleri hayallerimde gerçekleştirilmeyi bekliyor hala. Başta planladığım şeyleri, benim kontrolüm dışında gelişen sebepler yüzünden yapamıyor olmam oldukça rahatsız etti. Hatta neredeyse mutsuz edecekti ki, kendime şunu hatırlattım. Yakın zamana kadar bırakın bu cennet adasını görmenin hayalini kurmayı, adını bile duymamıştım. Hayalini bile kurmadığım bir hayali yaşıyor olmam, benim ne kadar şanslı olduğumun bir göstergesiydi zaten. Neden mutsuz olacaktım ki? Buradaki en kötü günüm böyle olacaksa varsın olsun dedim.





Sonrası hep güzellikti zaten. Saçlarımı rüzgara, kendimi akıntıya bıraktım. Beyaz kumlarda adımlarımla izler bıraktım.






Sonra, yeşilin ve mavinin en ince tonlarda buluştuğu, o güzelim manzaraları seyrederken nerede olduğumu hatırlattım kendime. Neredeyim? Bu minik adanın bir köşesindeyim. Her gün bir sahilindeyim. Bir başka adasının cam yeşili sularında, okyanusun akıntısındayım. Ben yüzerken yanımdan geçen benekli, çizgili balıklarlayım. Yemek yerken yanımıza konan, kırmızı gövdeli, turuncu kanatlı minik kuşlarlayım. Ama hep dünya haritasında ve çok daha küçük bir nokta olarak hayal ettim kendimi. Buradayım! Böyle düşünmek beni her zaman heyecanlandırmıştır. 

Bue Bay beach

Port Louis


Chamarel



* Chamarel'de bulunan bu bölge en turistik noktalardan bir tanesi. 7 ve 23 renkli toprakların bulunduğu iki ayrı bölge var. Fotoğraf 23 renkli bölüme ait.


Gris Gris Beach

Yaşadığımız dünyanın inanılmaz güzelliğine bakmak için sadece 5 dakikalığına bile olsa çıkılması gereken bir tepe değil mi sizce de?  Dur burada ve renkleri say. Bir tablonun önünde duruyormuşsun gibi düşün. İçindesin halbuki...




Ile Aux cerf Island

Mauritius hakkında araştırma yaparken hiç belgesel izlemedim. Sadece yazılan sınırlı kaynakları okudum ve fotoğrafların gerçek olamayacağını düşündüm. Nitekim gerçekmiş de...
Okurken rastladığım en güzel şey ise Mark Twain'in bir sözüydü;
''Mauritius was made first, and then heaven; and that heaven was copied after Mauritius.''



Sevgiler,
İlham Kedisi

Share:
Blogger tarafından desteklenmektedir.

İlham'ın İzleyenleri

Bu Blogda Ara

Yazılardan haberim olsun dersen buraya mail adresini bırakabilirsin.

Severek okuduklarımdan

Instagram

E-Mail

ilhamkedisi@gmail.com