Ana içeriğe atla

Mavi kuyruklu kuş

Günlerdir geçmeyen huzursuzluk, mutsuzluk, umutsuzluk... Herkes gibi ben de bu hislerle uyuyup uyanıyorum. Bu sabah da uyanıp hemen telefondan haberlere baktım. Yataktan kalkmaya mecalim yok. Güzel bir haber de yok. Kötü işte, gidişat kötü. Perdelerini açtım odamın ama kalkmıyorum yataktan yine. Kahvaltı edesim dahi yok. Böyle bir beş bilemedin altı kez kalktım ve yattım. Sonra bahçeden bir kedi ağlama sesi gelince dayanamadım da öylece yataktan kalkabildim. Mutfak kapım bahçeye açılıyor benim. Orada da kedi maması su süt bir şeyler oluyor hep. Evde oldukça ilgileniyorum bu mama işleri ile. Kedi ağlaması ile gittim baktım kaplara ama dolu hepsi. Yani bizimki mart ayı ağlaması yapıyormuş aslında. Eh dedim, bir şekilde geldin mutfağa hazırla bari kendine de kahvaltı. Dünden kalan haşlanmış yumurtalar vardı iki adet. İkisini de dörde bölüp diğer kedi mamalarının yanına koydum ama yok. Benim hanımlar beyler beğenmedi koklayıp kenara çekildiler uzun uzun.
Kendime bir çay koyarken gözüm yine mutfak kapısına ilişti. Mavi kuyruklu bir kuş. Yavaş yavaş ağaçların arkasından ilerliyor. Etrafta kedi yok. Ben de belli etmeden iyice kapıya yaklaşıyorum merakla. Bir kıvrak kanat çırpışıyla benim yumurtaların yanına konuveriyor. Ve bir kıvrak gaga hareketiyle kapıp yumurtanın bir parçasını konuyor bahçedeki bir ağaç dalına. Afiyetle yiyor, görüyorum. Al sana neşe, al sana mutluluk. Keyfim yerine geliyor. Adını bilmediğim  mavi kuyruklu bir kuşun karnını doyurmuş oluyorum böylece. Güzel bir kahvaltıyı hak ettim.
Instagramda takip ettiğim birinin "Kaybedenler Kulübü" filminden bir repliği paylaştığını gördüm. Yıllardır duyup duyup izlememiştim. Üzerine çok düşünmedim açtım izledim öylesine. Ayrıca tüm gün evde koca bir çaydanlık çay içtim.
Mutluluğu küçük şeylerde hemen  görebilirdim eskiden. Şu andan tek farkı o zaman hakikaten mutluydum. Şimdi ülke mutsuz, ben mutsuz. Özel hayatımda da yolunda giden pek az şey var. Ben de o eski mutluluk görme yetimi kaybeder oldum. Gözlerimi açmaz görmezsem delirmemek elde değil.
Ben mavi kuyruklu kuş ile mutlu olmayı umutlanmayı seçmek istiyorum. Güzel günler istiyorum. Hayallerini değil. Herkes gibi huzuru istiyorum şehrimde, memleketimde. 
(Kendinize dikkat edin!)

Sevgiler,
İlham Kedisi

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Meydan Okuyorum!

Ben geldiiim! Hem de öyle bir geldim ki, ellerim kollarım dolu bir şekilde! Evet, bir sürprizim var. Bu blogda daha önce yapılmamış yepyeni bir şey ile çıkageldim yine. 2017 hayatımda olduğu kadar blogumda da türlü türlü yeniliklere ev sahipliği yapıyor. Hazır lafı gelmişken şimdiye kadar çok sevdim kendisini, umuyorum aramız açılmaz diye de belirtiyor, yeni yılın kulağını ufacık bir çekiyorum. Her neyse, gelelim sürprizime... Hazır mıyız?  Ver trampetlerle gerilim müziğini hızlı hızlı;   ''  tıpıtıpıtıpı tııııııp''... Duyduk duymadık demeyin! Bu bir   CHALLENGE   , bir    SALANJ   bir   MEYDAN OKUMA  yazısıdır! İstenilen  herhangi bir şekilde adlandırmak ve hunharca katılmak serbesttir! Hodri meydan demeden önce konuyla ilgili bahsetmek istediğim şeyler var. Konumuz '' Apartman Sohbetleri ''. Ve konunun da, soruların da sahibi  İlker Gümüşoluk . YouTube'da videodan videoya zıpladığım bir gün, şans...

Sabahları 5'te uyanmak (Kargalara selam olsun)

 Ey uykucu ahali ve çok sevgili kargalar! Toplanın yamacıma, neden sabah 5’te kalkıyorum, nereden çıktı bu iş ve nereden geliyor  bu motivasyon onu anlatmaya başlıyorum.  Birden fazla motivasyon kaynağım var aslına bakarsanız. Yapmak istediklerim, yarım bıraktıklarım, sabahın sessizliği, gün doğumunun güzelliği, kendime zaman yaratma ihtiyacım falan filan diye başlıklarım uzar gider.  Ama yine de hepsi birlikte toplanıp gelse bile beni yataktan çıkarmaya yetmiyordu. Uyanmak için tek bir şartım vardı; “havanın aydınlanması” .  Sabahın karanlığı bana geceleri uyanıp işe gittiğim günleri hatırlattığı için işi bırakmamla birlikte (bilmeyenler için mini bilgi, hostestim) fark etmeden yeni bir alışkanlık geliştirmiş oldum. Hatta bu alışkanlığın kendime koyduğum bir kural olduğunu sonradan fark edecektim; ''  artık hava aydınlanmadan uyanmana gerek yok, artık karanlıkta kalkmak zorunda değilsin,artık gece uykunu bölmek zorunda değilsin... '' Bunu kendime ödül olar...

Osaka'ya Uçtum!

Turna kuşu bilinen en eski origami figürüdür. Aynı zamanda özel bir anlamı vardır. Bin tane turna kuşu yapan kişi bir dilek hakkına sahiptir. Japonlar güzel dilekleri için turna kuşu yapmayı sihirli bulurlar. Nereden mi biliyorum? Üniversite son sınıftayken keşfedip katıldığım bir origami atölyesinden. Bu atölyeden bana kalan turna kuşu figürü hiç unutmadığım, gözüm kapalı yaptığım bir şey oldu benim için. Origami kağıdı bulduğum zamanlarda şanslıydım. Ama çoğunlukla ya renkli bir kağıdı, ya bir gazeteyi, ya da eski bir kağıt parayı origamiye çevirdim. Hiç bir şey yapamadığım zamanlarda elime bir kağıt alıp katlamayı ve onu kuşa çevirmeyi sihirli buluyorum ben de. Turna kuşu sayım bin oldu mu bilmiyorum. Hala bir dilek hakkım oldu mu bilmiyorum. Büyük dileğim için en baştan oturup bin tane kağıt katlamaya başlasam iyi olur. Ama son zamanlarda evrene gönderdiğim mesajların bir şekilde iletildiğinin de farkındayım. Bundan çok önce, daha origami yapmaya bile başlamadan önce kendime -kend...