6 Eylül 2016 Salı

Instagram Hikayeleri

Yepyeni bir içerikle karşındayım sevgili blog!

Bu aralar değişik bir şeyler yapma ihtiyacı içerisindeyim. Bu ihtiyaç doğrultusunda planlamaya çalıştığım bir kaç fikrim var aslında. Blogla alakalı ve alakasız olarak farklı bir kaç fikir... Tam oturtamadım bir plana. O yüzden şimdilik bunları geçelim ve  basit bir içerik fikri olan bu yazının konusuna gelelim!

Konumuz, instagram günlükleri, nam-ı diğer instasnap'ler. Daha önce hiç bahsetmedim ama instagramı olabildiğince aktif kullanıyorum.

Şimdilerde instagram ''snapchat''te olan özellikleri de aldı ve bu sayede ben sadece instagramı kullanmak için yeni bir bahane daha edindim. Ve diyorum ki, paylaştığım fotoğraflı hikayeleri blogda da ara ara paylaşayım. Olur mu? Oldu bu iş!


Geçen haftalarda bir pazar günü ''işe gitmek istemiyom ben bu pazar'' diye ağlak ağlak yazmıştım hatırladın mı? Kendime bir cumartesi pazar dilemiştim, burada. Dileğim kabul oldu ve aylar sonra ilk kez hafta sonu boştum. Ard arda, evet! Baya normal mesai düzeninde çalışmak gibi bir şeydi. Cuma günü Pakistan'dan geldim. Doğru ya, Cumaydı bugün, aaa! Öyleyse bunu derhal değerlendirmeli, normal çalışanların yaptığı gibi cuma akşamı dışarı çıkmalıydım.





Hemen normal arkadaşlarımdan birini aradım ve şu meşhur cuma gecesi dışarı çıkma olayına el attım.






( Şöyle gerçekler vardı. Sabaha kadar ucuş yapmıştım, gece uyumamıştım ve gün içinde de sadece 3 saat uyumuş, hemen kendimi sokağa atmıştım. Yine de normallerin arasına karışabildim, fark edilmedim.)







Beer Hall.

Akaretler'deki bu yerin atmosferini çok ama çok seviyorum. İçerideki turistlerin çokluğundan ve country stilinden dolayı, bir an için dışarısının İstanbul olduğunu unutabiliyorsunuz. Keşke müzikleri de daha güzel olsa....







 Klasik bir ''Beer Hall'' sorunsalı, yer bulamamak...
 Yine de bir saat direndik köşelerde ve sonunda başardık!





Cuma gecesini erken bitirip, cumartesi sabahına uyandım. Daha doğrusu cumartesi öğleden sonrasına. Hatta utanmasam, cumartesi akşam üzerine. Aşırı uyudum gerçekten. 




İlla yaşanacak bu cumartesi ya, çıktım dışarı kahvaltılık bir şeyler almaya. Sonra da kendimi şımartmalık güzel bir kahvaltı hazırladım. Daha önce ''Big Chef''de denediğim patlıcan közlemeli omletin aynısının daha bile güzelini yaptım. Fırından tahinli de aldım. Dahası var... Üşenmedim ve her şeyi bahçeye taşıdım. Oh be, cumartesi varmış!






Ne olursa olsun, fazla evde durmaya alışkın olmayan bünyem evde kendine iş çıkarmaya girişti. Evi temizledi. Yetmedi. Odasının panosundakilerden tut da kitaplıktaki kitapların sırasına kadar baştan bir düzen ve sıralama işine girişti. Yetmedi. Salonda bir takım çerçeve asmalı işlere girişti.  Çelikten duvarlarımıza çivi girmek bilmedi. En az 5 çiviyi yamulttuktan sonra sonuç tatmin ediciydi.






Daha da yapacak bir şey bulamayınca, blogda okumalara giriştim. O bitti, sonra Prag ve Budapeşte yazılarını yazdım. Ama görselleri hala anlamadığım bir sebepten ötürü bilgisayarda bulamayınca yine paylaşamadım ve taslaklarda kaldı. Mecburen uyudum.














Pazar günü hava mis gibiydi. Yine müthişli bir kahvaltı yaptım. Keyfim yerindeydi. Pek tabii ki, ben yine evde duramadım. Hani ben evde kalayım, hiç çıkmayayım falan istiyordum. Yalanmış...







Cuma günkü normal arkadaşımı aradım. O da evde sıkılıyormuş, normal olarak. Nişantaşı'na gidip boş boş gezmeye karar verdik. Tamamen plansız, bol muhabbetli bir akşam üstü geçirdik.










City's Nişantaşı'nın üst katındaki ''Mahalle''.

Gelmiş geçmiş en lezzetli zeytinyağı ve zeytinli ekmek ile burada bu Pazar tanıştık!











Bu mağaza ise hayalimdeki evin duvarlarına sahip. Güzel çerçeveler alıp, böyle bir dekorasyon yapmayı çok istiyorum. Belki bir gün... Çaktığım çivilerin kırılmadığı bir evde daha kolay olur sanki. :)








Normal-miş gibi geçen bir haftasonunun ardından anormal yaşantıma geri döndüm. Gece kuşluğu da diyebiliriz belki. Şu yazıyı kaydettiğim saat bile durumu açıklıyor zaten, ben hala niye konuşuyorsam :)
Neyse işte, özetle iyi geldi bu hafta sonu bana. Instagram hikayeleri ile de böylece kalsın burada. Fena durmadı sanki? :)


Sevgiler,
İlham Kedisi
Share:

9 yorum:

  1. Sevdim ben bu içeriği!! Fotoğraflara kalp kalp kalp ^^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaşasııın! Yaşatırız öyleyse bu içerik fikrini :) Her zaman bu kadar uzun uzun konuşmam belki, bu açılışa özel detaylı oldu :))
      Yoruma da kalp kalp kalp! **

      Sil
  2. Yanıtlar
    1. E iyi madem ben arada şey ediyim böyle :) hihih*)

      Sil
  3. Merhaba,

    Eğlenceli bir paylaşım. Çiviler bölümü güzeldi :)

    YanıtlaSil
  4. İlhamın nerde ne zaman geleceği belli olmaz... Bir bakmışsın lahor uçağında gelmiş :) tanımayanlar için çok şeker kendisi. Kısmet işte belki size de rastlar... Selamlar.

    YanıtlaSil
  5. Müstakbel evinin duvarlarını süslemek için düşlendiğin o muazzam çerçevelerin içine kendi objektifinden çıkan fotoğrafları koymalısın neden biliyor musun ? Çünkü çektiğin fotoğraflar en az yazdığın metinler kadar iyi dostum ! :)

    YanıtlaSil
  6. Çok şeker bi paylaşım olmuş. Biraz görmemişin cumartesisi olmuş dedirtti gülümseyerek. :) Fotolar da gayet hoş. Keyifliydi. Teşekkürler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hiç sorma hiç! Mesela bir çoklarına gore bugün de cumartesi ama benim için pazartesi sendromu soz konusu, napiim:) Görmemişlik fena şey:) Keyif verdiyse ne mutlu bana:)

      Sevgiler.

      Sil

Blogger tarafından desteklenmektedir.

Hakkımda

Fotoğrafım

Siz şimdilik beni blog yazan bir İlham Kedisi olarak tanıyın.

İlham'ın İzleyenleri

Bu Blogda Ara

Yazılardan haberim olsun dersen buraya mail adresini bırakabilirsin.

Severek okuduklarımdan

Instagram

E-Mail

ilhamkedisi@gmail.com