25 Kasım 2017 Cumartesi

Seni seçtim Cumartesi!


En favori mevsimimin, en favori günü seçiyorum seni bu cumartesi! 
Sözde kış geldiğinden beri bir türlü kış moduna girememiştim. Geçen kış hatırlarsanız, boza içip leblebi yeme seviyesinde bile takılmışlığım vardı bu aylarda. Şu an hala sadece leblebi gevleme aşamasındayım. Bir adım daha öteye gidemedim. Hiç bir kimseyle ''sahlep mi salep mi'' tartışması da yapmadığım için kış mevsiminde gibi hissedemiyordum.  Yok efendim pastırma sıcağı, yok iki gün yağmur sonrasında hemen cillop gibi olan hava, montu giysen pişmece, çıkarsan donmaca haliyle sürekli bir ''kış mı bu yeaa'' hali yüzünden en sevdiğim mevsim gitti gidecek ben hala kışın gelişini kutlayamıyordum. ''İstanbul efsane soğukmuş ya'' diye duyduğum günlerde de ya Afrika'da, ya Pakistan'da ama illa ki 25 derecenin üzerinde bir yerlerde olup, ''hadi ya öyle miymiş'' diye iç çekebiliyordum sadece.
Diyeceksiniz ki ''be kadın, bugün de günlük güneşlikti hava kar mı yağdı sanki, ne bu neşe''.
Açıklıyorum, sabrediniz.
Bugün kış ruhuna girmemi sağlayan çok önemli bir şey yaptığım içindir ki, resmen kışı kutluyorum.
Öncelikle nezle oldum. Yeeey! 
Nezlesiz bir kış düşünülemediği gibi yaşanılmıyor da.  Kendime o kadar iyi bakıyor ve hayatımda belki de ilk defa bu kadar sağlıklı beslenmenin zirvelerine çıkıyorken nasıl oluyor da nezle oluyorum, o ayrı bir mesele. Ama sonuç olarak nezle ile beraber, adaçayı, ıhlamur, zencefil gibi levelleri direkt açmış oldum ve bu da beni kış ruhuna bir adım daha yaklaştırdı.
Pekii, sadece bu yeter mi? Biraz daha kış ruhu lazım bize. Zatürre olmak? Hayır tabii ki de, bundan bahsetmiyorum!!

İstanbul'a taşındığımdan beri (ki neredeyse 3 yıl olacak) kendi evimle ilgili hayalini kurduğum şeylerden biri de ''yeni yıl ağacı''ydı. Kendi evim olana kadar bekleyip, sonra keyfimce süsleyip püslemeyi ve yaşadığım mahalledeki herkes gibi ben de ışıklarla yeni yıla girmeyi çok istiyordum. Bu yıl ''evim'' gittikçe daha bir bana ait, gerçek bir ev olmaya başladı. Özellikle son aylarda, teker teker yaptığımız alışverişlerle benim öğrenci evi gibi olan odalarım, akşamları saatlerimi keyifle geçirdiğim yaşam alanlarına dönüştü.  Kurmak istediğimiz ev yavaş yavaş canlanmaya başladıkça keyfimiz yerine geliyordu. O kadar sevmeye başladım ki tüm bu yenilikleri, eve dönmek en keyif aldığım şey haline geldi. Bırakıp gitmekse, her zaman en zoru...

Ve bugün en çok hayalini kurduğum şeyi de yapıp, hem evimizi hem de en sevdiğim mevsimi taçlandırmış olduk. Boyumdan büyük bir yeni yıl ağacım var artık ve işte bu yüzden bugün benden mutlusu yok!




Kedileri zor zaptederek, çam ağacımızı kurduk küçük odamızda. Süslerimizi yerleştirirken ben yerimde duramıyordum zaten.  Sonunda benim de evimde camdan kışa el sallayan olmazsa olmaz bir  kış itemi olan yeni yıl ağacı vardı. Sonra kediler ''noluyo burda'', ''bu yeşil kocaman şey ne'' ''yenen bişey mi'' diyerek odada keşfe başladılar. Böylece mutlu aile tablomuz tamamlandı ve bu kışın en favori günü bu cumartesi oldu.

Bu kucağımdaki kediyi tanıyamamış olabilirsiniz. Eğer instagramda beni takip etmiyorsanız, tanımıyorsunuz demektir de zaten. Kendisi Alberto, nam-ı diğer evin yeni çocuğu. Ve evet, kesinlikle haklısınız. Bu konu apayrı bir yazı olmayı hak ediyor.




Ama bu yazıda yeni yıl ağacımıza 2017'nin en güzel anılarından bir kaç fotoğraf iliştirip,  bitmekte olan güzel yılın şerefine dumanı tüten kahvelerimizi içmekle yetiniyor olacağız.

Evin hanımağası, Fındık'ı ensesinden tanıyanlar ve ısırmak isteyenler yorumlarda kendini ifşa edebilir. Anlayışla karşılıyoruz.

Sevgiler,
İlham Kedisi
Share:

2 yorum:

  1. iyyakşanlaaar! biz enseden bir kuple almaya geldik. :)
    ağaca iki tüy yumağıyla birlikte yılbaşı gecesine kadar dayanma gücü diliyorum. :D yuvan hep mutluluk versin emi! <3

    YanıtlaSil
  2. Hahaha aynen evde “ssstt” “yapmaa” “haaayir” sesleri duyulmaya baslandi bile 😬 Aman baska turlu agac da darlanirdi iyi oldu boyle onun da hayatina heyecan gelmistir ha devrildim he devrilicem diye. Kedilerin midesinden noel baba cikarmayalim da ben daha baska bisey istemem 🤦🏻‍♀️
    Son olarak; amiiiiin ❣️

    YanıtlaSil

Blogger tarafından desteklenmektedir.

Hakkımda

Fotoğrafım

Siz şimdilik beni blog yazan bir İlham Kedisi olarak tanıyın.

İlham'ın İzleyenleri

Bu Blogda Ara

Yazılardan haberim olsun dersen buraya mail adresini bırakabilirsin.

Severek okuduklarımdan

Instagram

E-Mail

ilhamkedisi@gmail.com