Ana içeriğe atla

Merak etmeyin yasiyorum.



Soyleyin bakalim beni merak ettiniz mi? Eh, ettiyseniz pek mutlu olurum dogrusu. Bir kere ben neden bu kadar uzun sure ara verdim ondan bir bahsedeyim. Ara vermedim, mecbur birakildim. Akilsiz akilli telefonumdan ve bilgisayarsizligimdan bahsetmistim en son yazdigimda ve aslinda ben ortalardan kaybolabilirim haberiniz olsun da demistim. Fakat bu kadar uzun surecegini ben de tahmin etmezdim. Simdi ben size hayatimdaki hangi gelismelerden bahsetsem. nereden baslasam, nasil bitirsem...
Oncelikle ise baslamama 1 haftadan az kaldi onu soyleyeyim. Bitmez dedigim iki aylik egitim de bitiyor.
 Ve ve ve, artik bir nebze daha Istanbul'a tasinmis ve Istanbullu olmus hissediyorum cunku eve ciktim. Hissedebiliyorum cunku nihayet kendime ait yatagim, dolabim, bi odam var. Nihayet bir adresim var daha ne olsun! Ev bulma, yerlesme surecim cok hizli oldu aslinda. Tum bunlar ben Izmir'den gelirken hayal bile edemedigim seylerdi. Kocaman bir belirsizlikti her sey. Simdi ufak ufak sonuca ulastigimi bilmek guzel bir duygu.
Evimiz Avrupa yakasinda Izmir'e benzeyen bir semtin sahile yakin bir mahallesinde. Onu ve arkasi yemyesil bir bahceyi goren sevimli bir ev. Seviyorum yani evimi. Ise gidip gelmesi daha rahat olsun diye olabildigince yakinlara tasindik. Bu arada bir cogulluk fark ettiyseniz cumlelerimde eger, bir de ev arkadasim oldugundandir. Alin size yeni bir gelisme daha!
Kendime cok fazla zaman ayiramiyorum, bu kotu. Halbuki cok fazla yapmak istedigim sey, gezmek istedigim yer var. Ama hala bos zamanlarimi diledigimce yonetemiyorum. Alisinca daha duzenli ve planli gidecegimi umuyorum.
Surekli aklim blogda. Aklima da yeni bir fikir geldi burada paylasmalik ama tam planlayabilmis degilim. Bir dahaki gelisimde ilk firsatta bu yeniligi de baslatacagim blogda beklemede kalin. 
Bir de odamin dekorasyonlarini tamamlayip, oyle de bir paylasim yapmayi ve bu sayede hepinizi evime misafir etmeyi dusunuyorum. Ev hediyesi olarak da yaratici dekorasyon fikirleriniz alirim, ne dersiniz? :)
Arada tanimlayamadigim seyler olmuyor da degil. Egitim, ev git-geli arasinda gunler gecerken bazen oyle tuhaf duygular gelip corekleniyor ki yuregime. Artik hayatimin yeniden kuruldugunu, eskiden alistigim hic bir seyin benimle olmadigini dusununce ziril ziril aglayasim geliyor. Cok sacma gelebilir ama bir anda aklima gelen kucuk detaylar burnumun diregini sizlativeriyor. Ornek versem gulersiniz gercekten. Mutsuzlugumdan olmuyor aslinda bunlar,ama tuhaf bir duygusallik var iste. Bogazimda kocaman bir yumru ama nedenini ben de tam aciklayamiyorum simdi. Degisik bir ruh halim var iste. Bir de oyle bir git-gel yasiyorum diyelim gecmesini dileyelim. 

Cok ara verince insan yazamiyormus gormus oldum. Tamam yazdim da hic icime sinmedi bu post benim. Aklimin karma karisikligindan olsa gerek. Neyse, bu seferlik boyle olsun. O yuzden bu postun adi da "Merak etmeyin yasiyorum" olsun.

Not: Turkce karakterler teknik bir aksakliktan dolayi kullanilamamistir pek sayin okuyucular. Zihinsel bosluklari sizlerin doldurmasini rica ediyor, bu seferlik gormezden gelmenizi rica ediyorum.
Not 2: Ben yine ortadan kaybolursam baliklarima yem vermeyi ihmal etmeyiniz lutfen. (bknz: Blogun sag ust kosesi turuncu baliklar)

Sevgiler.
Ilham Kedisi

Yorumlar

  1. Bir ara umudu kesip hiç yazmayacaksın sanmıştım sevgili İlham Kedisi :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bloga dusunce gucumle yazilar gonderebilmis olsaydim keske aah ah yazmak isteyip yazacak bilgisayar bulamamak ne fena sey..
      Demek merak edenlerim olmus ki fark edilmis yazmadigim. Bak buna sevindim iste Bahce Cucesi :))

      Sil
  2. Düşünce gücü fikri süpermiş :)
    Yeni yazı görünce mutlu olduğum bloglardan biri burası umarım bir sonraki yazıya kadar arayı çok açmazsın ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sirf bu guzel yorumun icin arayi acmamaya daha da ozen gostericem sevgili Bahce Cucesi :))

      Sil
  3. eveeet daha çok yaz sen! okumayı özlüyorum yazılarını. umutla bakıyorum her seferinde. :) şu internet ve bilgisayar işini halletmeli. bir de uçuşlar başlayacak demek özelden istiyorum detayları. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O zaman mutlu haberi vereyim ödünç bir bilgisayarım var atık fiyuuuuuu!!!
      Bu kadar ısrara dayanamadım buldum bir yolunu hızla geliyorum ve arayı kapatıyoruz blogla artık :)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Meydan Okuyorum!

Ben geldiiim! Hem de öyle bir geldim ki, ellerim kollarım dolu bir şekilde! Evet, bir sürprizim var. Bu blogda daha önce yapılmamış yepyeni bir şey ile çıkageldim yine. 2017 hayatımda olduğu kadar blogumda da türlü türlü yeniliklere ev sahipliği yapıyor. Hazır lafı gelmişken şimdiye kadar çok sevdim kendisini, umuyorum aramız açılmaz diye de belirtiyor, yeni yılın kulağını ufacık bir çekiyorum. Her neyse, gelelim sürprizime... Hazır mıyız?  Ver trampetlerle gerilim müziğini hızlı hızlı;   ''  tıpıtıpıtıpı tııııııp''... Duyduk duymadık demeyin! Bu bir   CHALLENGE   , bir    SALANJ   bir   MEYDAN OKUMA  yazısıdır! İstenilen  herhangi bir şekilde adlandırmak ve hunharca katılmak serbesttir! Hodri meydan demeden önce konuyla ilgili bahsetmek istediğim şeyler var. Konumuz '' Apartman Sohbetleri ''. Ve konunun da, soruların da sahibi  İlker Gümüşoluk . YouTube'da videodan videoya zıpladığım bir gün, şans...

Sabahları 5'te uyanmak (Kargalara selam olsun)

 Ey uykucu ahali ve çok sevgili kargalar! Toplanın yamacıma, neden sabah 5’te kalkıyorum, nereden çıktı bu iş ve nereden geliyor  bu motivasyon onu anlatmaya başlıyorum.  Birden fazla motivasyon kaynağım var aslına bakarsanız. Yapmak istediklerim, yarım bıraktıklarım, sabahın sessizliği, gün doğumunun güzelliği, kendime zaman yaratma ihtiyacım falan filan diye başlıklarım uzar gider.  Ama yine de hepsi birlikte toplanıp gelse bile beni yataktan çıkarmaya yetmiyordu. Uyanmak için tek bir şartım vardı; “havanın aydınlanması” .  Sabahın karanlığı bana geceleri uyanıp işe gittiğim günleri hatırlattığı için işi bırakmamla birlikte (bilmeyenler için mini bilgi, hostestim) fark etmeden yeni bir alışkanlık geliştirmiş oldum. Hatta bu alışkanlığın kendime koyduğum bir kural olduğunu sonradan fark edecektim; ''  artık hava aydınlanmadan uyanmana gerek yok, artık karanlıkta kalkmak zorunda değilsin,artık gece uykunu bölmek zorunda değilsin... '' Bunu kendime ödül olar...

Osaka'ya Uçtum!

Turna kuşu bilinen en eski origami figürüdür. Aynı zamanda özel bir anlamı vardır. Bin tane turna kuşu yapan kişi bir dilek hakkına sahiptir. Japonlar güzel dilekleri için turna kuşu yapmayı sihirli bulurlar. Nereden mi biliyorum? Üniversite son sınıftayken keşfedip katıldığım bir origami atölyesinden. Bu atölyeden bana kalan turna kuşu figürü hiç unutmadığım, gözüm kapalı yaptığım bir şey oldu benim için. Origami kağıdı bulduğum zamanlarda şanslıydım. Ama çoğunlukla ya renkli bir kağıdı, ya bir gazeteyi, ya da eski bir kağıt parayı origamiye çevirdim. Hiç bir şey yapamadığım zamanlarda elime bir kağıt alıp katlamayı ve onu kuşa çevirmeyi sihirli buluyorum ben de. Turna kuşu sayım bin oldu mu bilmiyorum. Hala bir dilek hakkım oldu mu bilmiyorum. Büyük dileğim için en baştan oturup bin tane kağıt katlamaya başlasam iyi olur. Ama son zamanlarda evrene gönderdiğim mesajların bir şekilde iletildiğinin de farkındayım. Bundan çok önce, daha origami yapmaya bile başlamadan önce kendime -kend...