21 Aralık 2014 Pazar

Kışın İlk Günü


Silkelenmeye ihtiyacım var. Dışarıda da ne yağmur yağıyor ne kar... Benim hayatımda hareket yok bari penceremde olsa. Bir de bugün kış gün dönümü olacak. Dönmeyen talihimde mevsim dönse bari normale. Biraz yağmur sesi dinlesem sonra o temiz toprak kokusunu çeksem içime... Kışın ilk gününden çok şey mi istiyorum acaba?

Uzun süredir hayatıma plan işlemiyor. Uzun, upuzun bir süre oldu mu sahi? Bilemiyorum, zaman acayip bir kavram. Geçip gitsin istediğiniz ama saniye saniye geçen ve o her saniyesini yaşadığınızı hissettiğiniz anlar var ya, işte o anlar 1 dakika da olsa uzundur size. Benim de uzun sürem böyle bir süre. Alışıp gittiğiniz bir düzeni bozduğunuzda yerine yeni bir başlangıç gelir, değişim gelir ama bunun için illa ki bir yerden başlamak gerekir. Kalmazsınız o düzeni bozduğunuz yerde, kalamazsınız. Ben kalakaldım işte. Eylül ayından beri ha taşındık ha taşınacağız. Arkadaşlarımla İzmir'deki her buluşmam ufak çaplı bir veda. Her ay, e biz öbür ay taşınıyoruzlar, ama öbür ay yine aksilikler yine plansızlıklar ve aynı yere çakılıp kalmalar. Başta iyi geliyordu, gitmek istemiyorum çünkü İzmir'den. Ama zaman geçtikçe fark ettim ki ne bir başlangıç yapabiliyorum yeni hayatıma doğru, ne de eski düzenime devam edebiliyorum kaldığım yerden.  Eşyalarımın bir kısmı burda, bir kısmı diğer şehirde. Şimdi iki kedimi de getirdim İzmir'e diğerleri orda mesela. Aklımın bir kısmı burda, bir kısmı orda. Ortadaysa boşa geçip giden plansız günler. Ve ben şimdi ne orda ne de burda kendimi evimde hissetmiyorum. Sanki ben de plansız geçen günler ile ortada kalakalmış gibiyim. İşin kötüsü kaldığım o ortada iyice tembelleşiyorum. İnsan bir şey yapmadıkça daha da bir şey yapmak istemiyor. Tembellik keyifli geldiğinden değil, kendine uzaklaştığından kabuğuna çekilmeye başlıyor. Halbuki ben ne kadar sabırsızımdır, bir heyecan olsun bitsin isterim bazı şeyleri. Bana kalsaydı bu taşınma işi çoktan yapmıştım zaten. Çünkü bu erteleme beni de erteler oldu artık.  Sanırım en çok rahatsız olduğum nokta da, bu ertelemelerin hep kontrolum dışında olması. Kendi uyuşukluğum olsa tek mesele başa çıkarım onunla. Tamam biliyorum, o diyete pazartesi başlayamam ben de ama haftaya çarşamba başlarım mesela, madem kafama koydum. Kızarım kendime sonra oturur sözümü dinlerim. Ama dışsal etkenlere ne laf anlatılıyor ne de sözleri dinleniyor. Demem o ki bu boşvermişlik beni bu kadar sarmalamakla iyi  etmedi.

Buruşturup attıklarımın yerine yeni bir harekete geç listesi yapmam lazım. Aa yarın da pazartesi, başlangıç yapmak için mükemmel(!) bir seçim.

Neyse, ben içimdeki sesi çok susturamadım bugün kusuruma bakılmasın. Bi iç ses köşesi de olmuş oldu blogda. Sizin oralarda kıştan ne haber?
Ha bu arada, ne zaman mı taşınıyoruz? Öbür ay!

Sevgiler,
İlham Kedisi


Share:

0 yorum:

Yorum Gönder

Blogger tarafından desteklenmektedir.

Hakkımda

Fotoğrafım

Siz şimdilik beni blog yazan bir İlham Kedisi olarak tanıyın.

İlham'ın İzleyenleri

Bu Blogda Ara

Yazılardan haberim olsun dersen buraya mail adresini bırakabilirsin.

Severek okuduklarımdan

Instagram

E-Mail

ilhamkedisi@gmail.com