6 Ağustos 2016 Cumartesi

Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu

Eskiden blogda ‘’şu sıralar ben’’ temalı yazılar yazma alışkanlığım vardı.Hatta bir ara her ay sonunda kısaca o ayı özetliyordum falan. Yazarken tekrara düştüğüm hissine kapılıp bıraktım bunu ben ama şimdilerde tekrar bir dönesim var. Bir de o zamanlar daha sık yazıyordum. Ama şimdi bahsetmediğim o kadar çok konu oluyor ki, sanırım o eski alışkanlık şu anda blogun en çok ihtiyacı olan şey. Mesela son zamanlarda epey meşgul olduğum ve blogda geçen gün dışında hiç bahsini etmediğim bir konu size: kilo verme konusu. 

Dukan diyetini bilmeyen yok dimi?En azından duymayan kalmamıştır. Diyetin ana maddesi protein ağırlıklı beslenme. Ama bu konuda yetkili bir ağız olmadığım için detayına girmeyeceğim.
Her neyse, ben Mart ayında bir sabah bir uyandım. Bir de ne göreyim! Nasıl kilo almışım nasıl kilo almışım anlatamam. Zayıflamam lazım fikri bana şak diye geldiği için sanki o kiloları da şak diye alıvermişim gibi hissettim. Halbuki ciddi bir yayma söz konusuydu tatlıları, hamur işlerini yerken. Ama ben ''iyi'' olduğumu düşünüyordum ve pek rahatsız olmuyordum. Sonra üzerine gecesi gündüzü olmayan bir çalışma düzeni, hooop uykusuzluklar, daha az hareket eklendi derken işin ucu kaçmaya başladı. Sevdiğim ve uzun zamandır görüşemediğim insanların ilk karşılaşmamızda söylediği ilk şeylerden biri de '' bakıyorum kilo almışız ooo'' falan olunca bir sabah obez gibi hissederek uyandım işte ben. Boy-kilo endeksi muhabbetine göre sınıfta kalan biri olmadım hiçbir zaman ama insanın kendini daha iyi daha güzel hissettiği bir kilo vardır ya, ben ondan 7 kilo uzaklaşmıştım. Bir de bölgesel kilo alma gibi bir problemim olduğu için ne aldıysam ortada yani, anladın sen. Şimdi yazınca bile inanamadım ya, 7 kilo ne zaman aldım ben öyle... Hatta 8'e geçişi gördüm gibi tartıda. Sanırım o sabahın bir gece öncesi olabilir.

Derhal Dukan Diyeti'nin kitabını aldım (uygulayan birinin önerisiyle), iki günde kitabı yuttum ve sonrasında alıştıra alıştıra diyete başladım. Neden piyasada bir çok diyet varken bunu seçtim ondan bahsedeyim kısaca. Bunu seçtim çünkü, Dukan izin verdiği besin listesi için '' ne zaman istersen ne kadar istersen ye'' diyor. Ne zaman istersen demesi benim gece 3'te uçuşa gittiğimde yemek yediğime pişman olmamamı sağlıyor. Ne kadar istersen ye demesi de, aç gözlülüğümü teselli ediyor yalan yok.
İlk 1 ay çok sıkı ve yasaklı bir dönemdi ama gerçekten süper azmettim ve kitabın da söylediği gibi ilk bir haftada 3 kiloyu verdim . Sonra diyetin diğer aşamasına geçtim, ama kilo vermem çok yavaşladı. Tartıda çok ufak oynamalar oluyordu,ki Dukan bunun normal olduğunu söylüyor ama sabırsız bünyelerde bu diyetten soğumaya sebep oluyor. Ki bende öyle oldu ve sıkı sıkıya uygulamamaya başladım. Sonra üzerine diş teli taktırınca onun da etkisiyle verdim 2 kilo daha, ooh. Ortaya karışık bir zayıflama hikayesi ile bende şu an verilmesi gereken sadece 2 kilo daha kaldı. O da hedeflediğim kiloya ulaşabilmem için yani. Onu bir türlü veremiyor gibiyim. Bir de yıllık izin gezilerinde o tövbeler ettiğim, ağzıma sürmediğim ekmekleri,kekleri löp löp yemelere doyamayınca kilo vermek yine hayal olur gibi oldu. Ama yok öyle! İşte yine 3 gün falan oldu başladım Dukan diyetine. Şu yaz geçse, dondurma falan kalmasa piyasada benim için daha kolay olcak da neyse. Bu sefer bir haftadan daha fazla uzatmayacağım zaten diyeti. Delice sıkıldım.

Daha önce de kilo vermeye niyetlenip, bunu başardığım bir dönem olmuştu. Üniversitedeydim. Ama o dönem çok üzerine düşmeden yapabilmiştim bunu. Oysa ki o zaman bana sorsalar aşırı diyet yapıyordum da şimdi yaptıklarım ile kıyaslayınca anlıyorum bi cacık değilmiş. Ekmeği kesmem yetmiş resmen. Ama tatlıdan ödün vermediğimi hatırlıyorum. Her akşam o dondurma yeniyordu mesela, ama o kadardı sadece. Çaydan kahveden şekeri o zamanlar kesmiştim. Sonra bu alışkanlık oldu. Bir de okula yürüyerek gidip geliyordum, ekstra olarak. Günlük en az 1 saat yürüyüş demek oluyor bu da. Sonuc olarak çok zorlamadan, biraz daha kaliteli bir hale sokmuştum alışkanlıklarımı. 
Yaşımın geçtiği falan yok ama gittikçe zorlaşıyor bu kilo verme işi onu söyleyeceğim.  Bir kaç kez diyet geçmişiniz olduysa vücut direnç göstermeye başlıyor bu bilinen bir geçek. Kilo vermeme, hatta şu ne yesem yarıyor moduna geçme gibi bir savunma mekanizması geliştiriyor kendince- ki böyle savunma olmaz olsun.
Şu yaşta ne işin var kilo vermelerle falan demeyin. Benim derdim maymun iştahımla aslında. Yaşamak için yemek yemek değil benimkisi, bildiğin zevk alıyorum yerken içerken. Tok da olsam, canımın çektiğini yemezsem ölecek gibi oluyorum. Gözüm doysa gönlüm doymuyor. Diyet kilo verdirmiyor belki şu anda ama ben aslında iştahımı terbiye etmeye de çalışıyorum. Mesela yanımda şu Moda’daki meşhur Çikolata dükkanından Asuman tatlısını alıp -tekrar ediyorum ‘’yanımda’’- bir iştahla öve öve yiyen arkadaşlarım var, yok değil (kim-olduğunuzu-bilirsiniz-siz). Ama ben yemiyorum ve yemediğim için ölmüyorum. .
Nitekim şu an baya zorlanıyorum kilo vermekte. Hatta 1 gram bile veremiyorum ama kısmet yani.. Çok kısa bir süre daha devam edeceğim baktım olmuyor, o fazlalığı seveceğim.
Bir uygulayıcı olarak tamamen deneyimlerim doğrultusunda Dukan’ı önerdiğimi söyleyebilirim. Sağlık yönünden incelemelerini bilemeyeceğim. Bir kitap ile diyet yapmak ne kadar doğru tartışılır tabii ama benim gibi inatçı biri sadece sonuca odaklanıyor böyle bir konuda. O da başarılı.

Dip Not: Bu yazıyı taslaklara kaydedeli neredeyse bir hafta olacak. En güncel modumu paylaşıyorum : ''Valla bıraktım artık diyeti uğraşamıcam.''. Yürü be! En minimum halim bu demek ki, olmuyor daha fazla bişey. Zorlamanın da anlamı yok. Bir de aşırı sıkıldım. Bundan sonrası egzersiz ve düzenli yürüyüşe bakar, daha fazlası değil.
(İştah genel anlamda bastırıldı ama hedefime ulaşmışım.)

Bu arada bir site keşfettim bu Dukan ile alakalı. Bireysel diyet danışmanlığı yapıyorlar Dukan diyeti uygulamak isteyenlere. Ama ben siteyi ideal kilo hesaplamak için kullandım. Dukan hesabına göre hazırlanmış bazı sorular ile sizin olabileceğiniz kiloyu ve diyete nereden başlamanız gerektiği ile ilgili bir yol çiziyor. Sitedeki bu hesaplama yöntemi ücretsiz ve detaylı sonucu mailinize atıyorlar. Dileyen bu sonuca göre diyet programı satın alabiliyor vs. Benim siteyi önerme sebebim, oldukça dürüst bir şekilde ''yaşınız genç bu yüzden daha fazla kilo vermekle uğraşmayın'' demiş olması. Ve şu an olduğum kiloda çakılı kalmamın normal olmasını açıklaması. Dürüst yönlendirmelerinden ötürü göğsümü gere gere reklamlarını yapıyorum.

Buyrun inceleyin efenim;

http://www.regimedukan.com.tr/kay%C4%B1t


 Görsellerin etkisine öldüm bittim, bu sebeple linklerini ayrıca paylaşıyorum.



Sevgiler,
İlham Kedisi

http://designyoutrust.com/2013/06/illustrator-john-holcroft/
http://imgur.com/gallery/gSpkawI

Share:

2 yorum:

  1. Merhaba,

    Hedefe ulaşmanıza sevindim. Ben bu diyeti daha önce duymamıştım. Biraz araştıracağım :) Yazı için teşekkürler :)

    YanıtlaSil
  2. Merhabaaa
    duymamış olmanıza şaşırdım doğrusu bir ara delice bir furyaydı bu diyet- hakkı varmış ama dediğim gibi :)
    yorum için ben teşekkür ederim asıl!
    sevgiler.

    YanıtlaSil

Blogger tarafından desteklenmektedir.

Hakkımda

Fotoğrafım

Siz şimdilik beni blog yazan bir İlham Kedisi olarak tanıyın.

İlham'ın İzleyenleri

Bu Blogda Ara

Yazılardan haberim olsun dersen buraya mail adresini bırakabilirsin.

Severek okuduklarımdan

Instagram

E-Mail

ilhamkedisi@gmail.com