Ana içeriğe atla

Yeni Yıla Yeni Kartpostallar Yaptım!



 Şu Pintereste bakarken hem kendimi kaybediyorum hem de içim içimi yiyor insanlar neler yapıyor ya diye. Sonra da bir kıskançlık dalgası yakalıyor niye ben hiç bir şey üretmiyorum ya da bana niye şöyle şeyler yapan yok diye oturup tırnaklarımı kemirmeye başlıyorum. Bu gidişata bir son vermek lazımdı ve ben de en temelden başlayıp bir şeyler tasarlamaya veya uydurmaya başladım.

 Yine Pinterestteki aşırı yaratıcı ve orjinal fikirlerin yanına pek yaklaşamasam da paylaşmaya değer bulduğum için ne yaptım nasıl yaptım size bu postta ondan bahsedeceğim.

 Hazırsak renkli kartonlarımızı çıkaralım, yeni yıl kartpostalları yapıyoruz!




Malzeme listesi;
  • Taba renkte olabildiğince kalın bir karton (tercihe göre başka bir renk seçilebilir ama yeni yıl renkleri kırmızı-yeşile bu rengi daha çok yakıştırıyorum ben) 
  • Desenli craft kağıtlar
    (Ben bu kağıtları herhangi bir kırtasiyeden aldım, KeskinColor markalı)
  • yeşil el işi kağıdı
    (Benim tercih ettiğim bildiğimiz klasik kağıtlardan daha farklı bir dokuya sahip . Dokusu peçeteye çok benziyor o yuzden peçete de kullanabilirsiniz)
  • Kahverengi kalın ip veya kumaş parçaları
  • parlak boncuklar
  • yapışkanlı simler veya simli ojeler
  • likit silikon yapıştırıcı ve prit


Taba renkli kalın kartondan klasik kartpostal boyutlarında 17cmx12cm dikdörtgen bir parça kesiyoruz. Ben ikiye katlayıp tebrik kartı formunda kullanmayı tercih ettim.


Katladıktan sonra ön yüzüne desen çalışmaya başlıyoruz. Öncelikle yeşil el işi kağıdından ince şeritler keserek bunları rulo hale getiriyorum. Rulo hale getirdiğim her bir uzun parçayı ortasından bükerek kartın üzerine yapıştırıyorum. Ruloları ayrı bir zeminde pritleyerek karta yapıştırmanız kartın ön yüzünün yapışkan lekesi olmasını engeller. Diğer aşamaya geçmeden önce oluşturduğumuz yaprak görüntüsünü kurumaya bırakın.




Kuruduktan sonra ağacın gövdesini kahverengi ipler ile oluşturuyorum. Benim kullandığım kalınlıkta bir ip tercih edersiniz yapıştırma işlemini likit silikon ile yapın. Eğer kumaş veya daha ince ipler kullandıysanız prit ile de sağlıklı bir sonuç alabilirsiniz.



Yine kuruduktan sonra en sevdiğim kısma, ağacı süsleme işine başlıyoruz:)

 
Bunun için kırtasiyelerde sulandırılıp kullanılan sim paketlerinden bulamadım ama iyi ki de bulamamışım.
Yazın bir heves aldığım ama tırnaktan çıkma işlemi başa bela olan oje koleksiyonum nihayet daha güzel bir işe yarayarak bana yardımcı oldu.
Renkli küçük boncuklar da çok hoş olabilir. Çok küçük olmayan bir bocuğu da yeni yıl ağacımızın üstüne kondurduk mu tamamdır :)


Süsleme de bittikten sonra sıra desenli craft kağıtlar ile dizaynı tamamlamaya geliyor.  Kartpostalın uzun kenarlarına yapıştırmak için 17cm'lik ikişer tane şerit kesiyorum.
Güzelce pritleyip al ve üst kenarlarla birebir örtüşecek şekilde yapıştırıyorum.




Ve bittiii! 
İnsan yapıştırıp süsleme işlemine başladı mı kendini durduramıyor ve her seferinde yeni bir şey geliyor aklına. Bir kaç tane yapın ki birbirinden farklı detaylara sahip ama aynı görselli güzel kartpostallarınız olsun. 

Bir tanesini de bana gönderirsiniz belki hem :)

Sevgiler,
İlham Kedisi




Yorumlar

  1. Ay ay çok sevimli olmuş. :) Kagitlarla uğraşmak çok zevkli ya. Craft kağıtların desenleri de çok hoş. Bide şu mutlu yıllar yazan kartpostala bayıldım. Nereden o? :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tesekkur ederiim :) Nerden aldigimi soylemicem ama son iki taneyi aldigimi birini kendime ayirip digerini de sana gondermeyi niyet ederek aldigimi soyleyebilirim :)

      Sil
    2. Hii o zaman timamm söyleme :))

      Sil
  2. Merhaba yazınızı merakla okudum ve gezim için çok yardımcı olacak elinize sağlık :) aynı planı bende yaptım. Sizce novisad ve subotica için 1 gün kalmak yeterli midir ona göre plan çıkaracağım Sevgiler

    YanıtlaSil
  3. İki şehirde de 1er gün kalmanız, doya doya gezmeniz icin oldukca yeterli bir sure ☺️ O kadar sevindim ki bu yoruma. Ozledigim anilar Novi Sad ve Subotica. Simdi tekrar gitmeyi cok isterdim.
    Yazim yardimci olduysa ne mutlu bana ☺️ Simdiden iyi eglenceler, dondugunuzde iki sehir hakkindaki yorumlarinizi da okumak isterim :)
    Not: Hala var mi bilmiyorum ama Novi Sad'da konakladigim otelden cok memnun kalmistim. Aklinizda bulunsun, yazida da onermistim😊
    Sevgiler. Mutlu yillar!

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Meydan Okuyorum!

Ben geldiiim! Hem de öyle bir geldim ki, ellerim kollarım dolu bir şekilde! Evet, bir sürprizim var. Bu blogda daha önce yapılmamış yepyeni bir şey ile çıkageldim yine. 2017 hayatımda olduğu kadar blogumda da türlü türlü yeniliklere ev sahipliği yapıyor. Hazır lafı gelmişken şimdiye kadar çok sevdim kendisini, umuyorum aramız açılmaz diye de belirtiyor, yeni yılın kulağını ufacık bir çekiyorum. Her neyse, gelelim sürprizime... Hazır mıyız?  Ver trampetlerle gerilim müziğini hızlı hızlı;   ''  tıpıtıpıtıpı tııııııp''... Duyduk duymadık demeyin! Bu bir   CHALLENGE   , bir    SALANJ   bir   MEYDAN OKUMA  yazısıdır! İstenilen  herhangi bir şekilde adlandırmak ve hunharca katılmak serbesttir! Hodri meydan demeden önce konuyla ilgili bahsetmek istediğim şeyler var. Konumuz '' Apartman Sohbetleri ''. Ve konunun da, soruların da sahibi  İlker Gümüşoluk . YouTube'da videodan videoya zıpladığım bir gün, şans...

Osaka'ya Uçtum!

Turna kuşu bilinen en eski origami figürüdür. Aynı zamanda özel bir anlamı vardır. Bin tane turna kuşu yapan kişi bir dilek hakkına sahiptir. Japonlar güzel dilekleri için turna kuşu yapmayı sihirli bulurlar. Nereden mi biliyorum? Üniversite son sınıftayken keşfedip katıldığım bir origami atölyesinden. Bu atölyeden bana kalan turna kuşu figürü hiç unutmadığım, gözüm kapalı yaptığım bir şey oldu benim için. Origami kağıdı bulduğum zamanlarda şanslıydım. Ama çoğunlukla ya renkli bir kağıdı, ya bir gazeteyi, ya da eski bir kağıt parayı origamiye çevirdim. Hiç bir şey yapamadığım zamanlarda elime bir kağıt alıp katlamayı ve onu kuşa çevirmeyi sihirli buluyorum ben de. Turna kuşu sayım bin oldu mu bilmiyorum. Hala bir dilek hakkım oldu mu bilmiyorum. Büyük dileğim için en baştan oturup bin tane kağıt katlamaya başlasam iyi olur. Ama son zamanlarda evrene gönderdiğim mesajların bir şekilde iletildiğinin de farkındayım. Bundan çok önce, daha origami yapmaya bile başlamadan önce kendime -kend...

Almaty'e Uçtum!

Sevgili blog, Seni çok sevdiğimi ama defterimin yerinin apayrı olduğunu biliyorsun değil mi? Biliyorsun, çünkü arada bir bu gerçeği başına kakıyorum. Eski bir alışkanlık deftere yazmak... Az evvel ilk yazıyı yazdığım tarihe baktım da 2013, Temmuz'a ait. Ki bu ilk defterim değildi, ilk yazım kim bilir nerede ve ne zamana ait. Başka defterler de bitirdim, evet. Ama 3 yıldır çok az da yazsam benimle bu kadar çok gezen, nereye gitsem çantanın veya valizin bir köşesinde yer alan başka bir defterim olmamıştı. Bu defterimin arasında, gittiğim yerlerden topladığım yapraklar, kokladığım çiçekler, biletler, bir broşür, Uganda'ya ait seçim kağıdı (valla var) ve hatta bir tane de milli piyango bileti var- amortisiz. Sanki blogda fotoğraflarla kaydedebildiğim anılara ait ruhları da defterime hapsediyorum gibi bir his aslında bunları yapmamın sebebi. O güne ait çiçeğin kokusu, rengi defterin yaprağında iz bırakıyor ve bu bana daha canlı bir şey gibi geliyor. Ama yine de defterime çok yazamı...