27 Şubat 2017 Pazartesi

Apartman Sohbetleri #7 ''Saçmalardan Seçmeler''

12505 metre yükseklikten 750 km hızla herkese selamlar!
Bir yazımda daha konumum dolayısıyla havamdan geçilmiyor, farkındayım. Hatırlarsanız 5 günlük mükemmel bir Barcelona kaçamağı yaptığımı gerek bir önceki yazımda, gerek instagram hesabımda cümle aleme ifşa etmiştim. Şimdi İstanbul’a dönüş yolundayım ve sıra en saçma zevkimi cümle aleme ifşa etmeye geldi. Ey meydan okuma, sen neler yaptırıyorsun insana öyle!
Şimdi bunu açıklayabilmem için yine pılımızı pırtımızı toplayıp benim çocukluğuma gitmemiz gerekiyor.

İtiraf ediyorum, benim çocukluktan beri gizli kuytu köşelere hatıra bırakma huyum var. İlk olarak ne zaman nüksettiğini hatırlamıyorum. Ama bir gün fark ettim ki, yerçekimine ve rüzgara kendini bırakmış herhangi bir şey beni inanılmaz rahatlatıyor. Bunu fark ettiğim andan sonra, taşındığımız eve, hoşuma giden bir ağaca veya herhangi bir şeye, çantaya, bisiklete vesaireye bir şey bağlayıp aklımca hatıra bıraktım.  O bağladığım ipin, kurdelenin veya benzerlerinin ben yokken ve bu yaptığımı çoktan unutmuşken, yerçekimine yenik düşüp yüksekten ayaklarını uzatacak olması, hatta rüzgarlı bir gecede oradan oraya uçuşacak olması beni tuhaf bir şekilde rahatlattı. Bakmayın öyle, saçma bir zevk anlatacağız dedik ya en başında. Ve ben hala aynı şeyden keyif alıyorum. Büyücü müsün sen oraya buraya çaput bağlıyorsun diyebilirsiniz. Olabilirim, gerçek dünyaya ait olmadığımı düşündüğüm sık oluyor zaten.

Çok ama çok zor kurtulduğum en saçma zevkim ise, gözüme veya bir şekilde aklıma takılan bir kelimeyi sırasıyla harf harf azaltarak içimden söylemekti. Örnek mi istiyorsunuz?

Alın size.
.lın size.
..ın size.
…n size.
…. size.
…. .ize.
…. . .ze.
…. . ..e.

Neden diye sormayacağınıza eminim. Çünkü saçma başlığı altında yazılan bir şeyi sorgulamamalıyız.
Ha ama, bundan daha saçma bir zevkiniz olduğunu düşünüyorsanız, gelin kapışalım!

Bu meydan okuma bittiğinde hakkımda ne düşünüyor olacaksınız, gerçekten bilmiyorum. Hatta birinin beni yazılarımdan yola çıkarak, akıl hastanesine kapatmasından da korkuyorum. Ama ne yapalım, sorduk bir kere. Hal öyle olunca da, en dobra cevapların verilmesi gerekiyor.
Ama şunu belirteyim de kafalarda soru işareti kalmasın,

ben deli değilim! 





Not:   Bir ara da kaşık kaşık coffee mate süt tozu yiyordum. Of! 

Sevgiler, 
İlham Kedisi
Share:

1 yorum:

  1. Bunlar saçma olmamış absürt zevkler manasız değiller. Bazı insanlar istesede saçma davranamaz sen de bunlardan biriysen demek ki :)

    YanıtlaSil

Blogger tarafından desteklenmektedir.

Hakkımda

Fotoğrafım

Siz şimdilik beni blog yazan bir İlham Kedisi olarak tanıyın.

İlham'ın İzleyenleri

Bu Blogda Ara

Yazılardan haberim olsun dersen buraya mail adresini bırakabilirsin.

Severek okuduklarımdan

Instagram

E-Mail

ilhamkedisi@gmail.com