Ana içeriğe atla

Bekle beni YouTube!

2018'e kadar yapmak istediklerimi yazdığım bir liste var. Sonu açık bir liste. Sürekli bir yenisini eklemeye müsait. Önemli olan tek şey, 2018'e ulaşmadan bunları yapabilmem. Hepsini yapabilirsem, benden mutlusu olmayacak. Ama ola ki yapamadım, bir sonraki yıla bayıla bayıla devredeceğim onları. Bu böyle sürüp gidebilir. Eski maddeler, yeni maddelerin arasına karışabilir. Ta ki, gerçek olacakları güne kadar aklımın bir köşesinde kalabilirler.
Evet, şimdi gelelim bu maddelerde yazdığım ve en nihayetinde gerçekleştirdiğim bir şeye... Belki 2016'nın başından beri aklımda olan, acaba nasıl olur diye yer yer düşündüğüm bir şeyi gerçekleştirdim. Ve tam az önce bu bahsettiğim yeni yıl listesini elime alıp, o maddenin üzerini keyifle çizdim.

Ben öyle yeni bir şeye giriştim ki!

(Ver gerilim müziğini)

Ama hakikaten olur mu olmaz mı, ay nasıl yaparımlarla geçirdiğim aylar sonunda oldu bitti!

Hazır mıyız duymaya?

Öhöm öhöm! Açıklıyoruuum.

Ve...
Ve...

Ve İlham Kedisi artık YouTube'da!! Da-Daaam!
Vlog yapmaya başlıyorum a dostlar! Bilenler bilmeyenlere, duyanlar duymayanlara anlatsın.
Artık gezdiğim yerleri, yaşadığım güzel anıları, hatta belki sahip olduğum en sıradan günü canım isterse vloglayıp YouTube'da paylaşıyor olacağım. Büyük söz veremiyorum farkındaysanız, çünkü elimdeki kısıtlı zamanı olabildiğince bu işe ayıracak da olsam bir yerde tıkanmam söz konusu olabilir. Ama herkes keyif alırsa, arttırarak da yapabilirim tabii neden olmasın. Şimdilik yavaş yavaş giriyorum Vlog dünyasına.
İlk videolarım Kasım sonunda yıllık izinde yaptığım bir haftalık Roma-Floransa maceralarımdan oluşacak.
İlk kez Roma'ya gittiğimde blogda '' B i r  F r a g m a n  '' başlığı ile yazmıştım. Sadece bir gece konakladığım Roma'ya doyamamıştım. Yaşadıklarım, gördüklerim bir fragman gibiydi o zaman. Ve ben filmin tamamı için şöyle bir dilek dilemiştim;

Şu an otel odasında, bir kahve ve bir müzik eşliğinde Roma'daki ilk ve (şimdilik) son  gecemi yazıyorum. Yarın tekrar görevli uçuşumla İstanbul'a dönüyorum. Gelecek rotamı hiç bilmiyorum, ama bugün bir hayali gerçekleştirdim onu biliyorum.
Bir gün buraya uzun vadeli gelmek ve burayı yaşamak istiyorum. Bugün bu hayalin bir fragmanıydı sadece.
 
Hayatımın farklı ve beklenmedik anılara  sahip olmasını seviyorum. Daha biriktirecek çok anı var. Ve de çok fotoğraf...


Dileğimi gerçekleştirdim işte! Tekrar gittim Roma'ya. Gecesini gündüzünü dilediğim gibi yaşamaya. Maceranın devamı ve detayları pek yakında hem blogda hem vlog'da olacak. Bundan sonra böyle :)

O zaman  ''Bir Fragman'' izler miyiz bu geziden?



Filmin tamamını yayınladığımda, buradan duyuracağım elbette. Ama siz yine de abone olmayı unutmayın, hihih! :)

**Eski yazıyı merak edenleri de buraya alalım!!Eee ne diyorsunuz, sevdiniz mi bu işi?

Sevgiler,
İlham Kedisi

Yorumlar

  1. hemen abone oluyorum! hedefini gerçekeştirmek için adım atman çok güzel, tebrik ederim. önün açık olsun! ^^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Harikasın! Desteğin için çooook teşekkür ederim, inanılmaz kıymetli benim için!
      Sevgiler kocaman :)

      Sil
  2. Vlogırlık çok güzel bir etkinlik. Ayrıca cesaret de ister. Keyif verici bu etkinliği nasıl yapacaksanız bize de öğretirseniz seviniriz. Biz de vlogırlık yapmaya başlayabiliriz belki de sayenizde.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İşin sırrı video editlemeyi öğrenmekte aslına bakarsanız. Aylardır gizli gizli kendi kendime bunu yapmaya calısıyordum. YouTube'daki örnekleri, eğitimleri izleyerek deneyerek,yanılarak biraz öğrendim gibi olunca da cesaretimi topladım paylaştım işte böyle :)
      Sizlerden de bekleriz tabii ki neden olmasın, pek de güzel olur :)

      Sil
  3. İyi uçuslarrrr 😃 vede hayrli olsun Bereketli olsun insallah 😃

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler! Takipte kalınız efendim :))

      Sil
  4. Tabikideee �� ve sizide takibime beklerim madam ��

    YanıtlaSil
  5. ya ne güzel hayırlı olsun kanalınız. Roma vlogunuzu da hemen izleyeceğim :) takipteyiz sevgiler :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Meydan Okuyorum!

Ben geldiiim! Hem de öyle bir geldim ki, ellerim kollarım dolu bir şekilde! Evet, bir sürprizim var. Bu blogda daha önce yapılmamış yepyeni bir şey ile çıkageldim yine. 2017 hayatımda olduğu kadar blogumda da türlü türlü yeniliklere ev sahipliği yapıyor. Hazır lafı gelmişken şimdiye kadar çok sevdim kendisini, umuyorum aramız açılmaz diye de belirtiyor, yeni yılın kulağını ufacık bir çekiyorum. Her neyse, gelelim sürprizime... Hazır mıyız?  Ver trampetlerle gerilim müziğini hızlı hızlı;   ''  tıpıtıpıtıpı tııııııp''... Duyduk duymadık demeyin! Bu bir   CHALLENGE   , bir    SALANJ   bir   MEYDAN OKUMA  yazısıdır! İstenilen  herhangi bir şekilde adlandırmak ve hunharca katılmak serbesttir! Hodri meydan demeden önce konuyla ilgili bahsetmek istediğim şeyler var. Konumuz '' Apartman Sohbetleri ''. Ve konunun da, soruların da sahibi  İlker Gümüşoluk . YouTube'da videodan videoya zıpladığım bir gün, şans...

Sabahları 5'te uyanmak (Kargalara selam olsun)

 Ey uykucu ahali ve çok sevgili kargalar! Toplanın yamacıma, neden sabah 5’te kalkıyorum, nereden çıktı bu iş ve nereden geliyor  bu motivasyon onu anlatmaya başlıyorum.  Birden fazla motivasyon kaynağım var aslına bakarsanız. Yapmak istediklerim, yarım bıraktıklarım, sabahın sessizliği, gün doğumunun güzelliği, kendime zaman yaratma ihtiyacım falan filan diye başlıklarım uzar gider.  Ama yine de hepsi birlikte toplanıp gelse bile beni yataktan çıkarmaya yetmiyordu. Uyanmak için tek bir şartım vardı; “havanın aydınlanması” .  Sabahın karanlığı bana geceleri uyanıp işe gittiğim günleri hatırlattığı için işi bırakmamla birlikte (bilmeyenler için mini bilgi, hostestim) fark etmeden yeni bir alışkanlık geliştirmiş oldum. Hatta bu alışkanlığın kendime koyduğum bir kural olduğunu sonradan fark edecektim; ''  artık hava aydınlanmadan uyanmana gerek yok, artık karanlıkta kalkmak zorunda değilsin,artık gece uykunu bölmek zorunda değilsin... '' Bunu kendime ödül olar...

Osaka'ya Uçtum!

Turna kuşu bilinen en eski origami figürüdür. Aynı zamanda özel bir anlamı vardır. Bin tane turna kuşu yapan kişi bir dilek hakkına sahiptir. Japonlar güzel dilekleri için turna kuşu yapmayı sihirli bulurlar. Nereden mi biliyorum? Üniversite son sınıftayken keşfedip katıldığım bir origami atölyesinden. Bu atölyeden bana kalan turna kuşu figürü hiç unutmadığım, gözüm kapalı yaptığım bir şey oldu benim için. Origami kağıdı bulduğum zamanlarda şanslıydım. Ama çoğunlukla ya renkli bir kağıdı, ya bir gazeteyi, ya da eski bir kağıt parayı origamiye çevirdim. Hiç bir şey yapamadığım zamanlarda elime bir kağıt alıp katlamayı ve onu kuşa çevirmeyi sihirli buluyorum ben de. Turna kuşu sayım bin oldu mu bilmiyorum. Hala bir dilek hakkım oldu mu bilmiyorum. Büyük dileğim için en baştan oturup bin tane kağıt katlamaya başlasam iyi olur. Ama son zamanlarda evrene gönderdiğim mesajların bir şekilde iletildiğinin de farkındayım. Bundan çok önce, daha origami yapmaya bile başlamadan önce kendime -kend...