9 Ocak 2015 Cuma

Mutlu bir kış için "Yardım"

Sevgili kış... Kışın ilk gününde atıp tuttuklarım için ne desen haklısın. Sen ne biçim kışsın diye haykırışlarımı hatırlayıp utanıyorum şu an. Bakıyorum da ortalığı kırdın geçirdin. Elin de pek bolmuş, neredeyse İzmir hariç her memlekette kar var. İzmir de pek soğuk bu sayede. Tepede güneş parlaklığıyla göz alıcı olsa da ısıtma konusu açılınca bulutların arkasında saklanıyor hemen. Hal böyle olunca bize de rüzgarı, fırtınası acayip ıslıklı ayaz günler kalıyor. Herkesin bildiği üzere İzmir için 0 derece de ölümcül soğuk sayılabiliyor.
En sevdiğim kış modası var şimdi sokaklarda. Kazak üzeri kazak artı mont modası. Bere ve atkıların yardımıyla da soğuya yer bırakmayan robokop moda haftası yürümeleri. Kırmızı burun bu haftaların vazgeçilmez parçası. Neden bilmem, ben böyle soğuk zamanlarda donsam da içten içe bir mutluyumdur. Herkes şikayet eder, "uf bu ne soğuk ya" diye ben de "sorma yaa" derim ama içimden de gülümserim. Alıp o soğuğu öpesim gelir. Kışa aşkım bi başkadır benim.
Buraya kadar her şey normal. Ama mevsimlerin doğal güzelliğini göremeyen bir tek her şeyden şikayetçi insanlar değil elbette. Evsiz kimseler ve sokak hayvanları kışın asıl yüzünü görüyor. Bize sadece elimizde bir fincan çay ile pencerenin ardından bakmak mı kalıyor? Bugün oturdum biraz bunu araştırdım. Evsizleri bildirmek için telefon numaraları her yerde paylaşılıyor. Ama bu bildirme işi başta bana çok masum ve yardım amaçlı gelmiş olsa da az önce okuduklarım düşünmeme sebep oldu. Tartışmaları okurken asla o insanlara sormadan bu numaraları aramayın diyenler olduğunu gördüm. Sokaklarda yaşam mücadelesi veren bir insan herkesten çok daha iyi biliyor sığınması gereken bu yardım evlerini ve aramıyorsa bir sebebi vardır, yardım etmek isterken onları zor durumda bırakabilirsiniz denmiş. Bu güne kadar yaşadığım çevrede evsiz birine denk gelmedim. Gelirsem ne yaparım şimdi hiç bilemiyorum. Bir numarayı arayarak yardım etmiş hissetmenin ötesinde şimdi o numarayı ararsam bu insan gerçekte ne ile karşılaşacak acaba diye düşünür oldum. Gerçekten yardım ediliyor mu? Acaba bu numaraları arayanlarınız oldu mu? İnanın çok kafam karıştı ne yapılabileceği konusunda. Çözümlerin ne kadar çözüm olduğunu irdeler oldum.
Sonra bir de şunu gördüm, http://www.empowermentplan.org/. Sitede  Detroit'te bir yardım kuruluşuna bağlı olarak kar amacı gütmeksizin evsizler için geliştirdikleri bir fikirden bahsediliyor. Bu fikre göre soğuk günlerde giyilmek üzere özel bir mont tasarlanıyor. Yalnız bu montu diğer bir çok monttan ayıran en önemli özelliği içine dikilen özel cebin açılınca uyku tulumuna dönüşmesi. Ayrıca yine bu montları dikmeleri için çoğunlukla evsiz insanlara iş teklif ettiklerini ve bu sayede bir kaç ay önce bu montu evi yapan insanların her seferinde başkaları için ev yaptıkları ve bu şekilde bir yardım zinciri oluşturduklarından söz ediliyor. Bu montlardan nasıl temin edilir diye baktım ancak site sadece bağış kabul ediyor ve bağışlar ile mont üretip kendi planladıkları yerel çevrelere dağıtımlarını yapıyor. Yardım etme imkanı sunuyor ancak ben yine kendi sokağımda gördüğüm bir insana bu yolla da yardım edemiyorum. Yine de gerçekleştirmesi çok zor olmayan, gerçekleştiğinde ise fark yaratacak olan bu tarz fikirler için bir adım atılmış olduğunu görmek güzel.
Böyle bir monta sahip değilim belki ama fazladan bir montum var en azından ihtiyacı olan birini gördüğümde verebileceğim.
Sokak hayvanları için yapabileceklerimize bir bakalım şimdi de. Karton kutulardan evleri çok sık görüyorum özellikle, bizim sokağın arkasındaki Sevgi Yolu'ndaki dükkanların önünde. Kedi sever işletme sahipleri kapılarının önüne kolileri bir güzel bantlayıp, küçük bir kapı kesip içine de bir kaç sıcak tutacak kılık kıyafet koyuyor. Ne mi oluyor böyle yapınca? Kime nasıl yardımım dokunur diye yaşayan bu insan kendini çok yormasına gerek bile kalmadan elini taşın altına koyuyor ve en az bizim kadar yaşama hakkına sahip olan canlılara da sıcacık kalbiyle dokunabilmiş oluyor. Ama bir çok kere bunların çöp muamelesi görerek, kasıtlı veya kasıtsız, atıldığını da görüyorum. Çok işe yaramaz ama üzerilerine "Çöp Değildir", "Dikkat Kedi Uyuyor" gibi şeyler yazarak bir iki koliyi kurtarabiliriz. En azından farkındalıklar artar ufak ufak.
Patikondu diye bir fikir de var ki sahibi burada, http://www.patikondu.com/. Bir koliyle olmaz o derseniz, yalıtımlı köpüklerden geliştirilmiş şahane bir fikri var. Sadece kedi için diye düşünülmesin bu korunak evler. Tabii ki daha büyükleri ile köpeklere de ev yapmak mümkün.Unutulmaması gereken tek bir mesele, her gün evinizin atıldığını görebilir ve iyilik yapmaya çalışırken kötülük ediyormuşçasına muamele görebilirsiniz. Motivasyonunuz yüksek olsun.

Mutlu kışlar herkese.
Sevgiler,
İlham Kedisi
Share:

0 yorum:

Yorum Gönder

Blogger tarafından desteklenmektedir.

Hakkımda

Fotoğrafım

Siz şimdilik beni blog yazan bir İlham Kedisi olarak tanıyın.

İlham'ın İzleyenleri

Bu Blogda Ara

Yazılardan haberim olsun dersen buraya mail adresini bırakabilirsin.

Severek okuduklarımdan

Instagram

E-Mail

ilhamkedisi@gmail.com