Ana içeriğe atla

2Balık 1Kedi'den Takas Kitap Etkinliği

Elimde çok güzel bir etkinlik keşfi var. Sonra duyduk duymadık demeyin diye şimdi hemen söylüyorum. 
Bu bir "Takas Kitap Etkinliği"dir ve 2 Balık 1 Kedi' nin fikridir. Katılmak isteyenlerin takas etmek istediği en az 3 kitabı belirlemesi ve katılmak istediğini mail ile 2balik1kedi@gmail.com adresine bildirmesi yeterli. Etkinliğin ikinci el kitap sevdalıları için iyi bir fırsat olduğunu düşünüyorum. Katılım olması halinde katılımcılar arasında kura ile eşleşme olacakmış ve böylece istediğimiz kitapları birbirimizden seçebilecekmişiz.
Ben kütüphanemi paylaşmayı çok sevmem, ne yalan söyleyeyim. Hatta okuduğum kitaplardan kütüphane yapma planım bile var o yüzden hep kitap sayımı arttırmaya çalışırım. Sen böyleyken nasıl oldu da sıcak baktın bu takas işine derseniz taşınma sürecinde kitaplığımı toplamam beni harekete geçirdi. Bir heves alıp bana hitap etmediği için yarım bıraktığım ve bir daha baştan başlamayı düşünmediğim kitaplar, aynı kitaptan nasıl olduğunu anlamadığım bir şekilde farklı baskısından bir tane dahası derken bir baktım ki takas etmek çok cazip olabilirmiş bunları. Ayrıca göndereceğim üç kitap yerine yenilerini koyabileceğim için heyecanlandım birdenbire ve kendimi etkinlikte buluverdim. Şimdi diyorum ki hemen gidin ve bir bakın kitaplığınıza. Eminim vardır takas etmek isteyeceğiniz kitaplar ve kendinizce sebepleriniz. Beni bile ikna ettiyse bu etkinlik, sizi de edebilir. 
Sonra bir de 2Balık 1Kedi bana dedi ki, "Bu etkinliğe katılım olmasa da kendi ayırdığım kitapları kütüphaneye vereceğim"
Şimdi ben de ayırdığım kitapları ne olursa olsun kitaplığa geri koymuyorum ve etkinlik için son katılım tarihi olan 17 Ocak'ı bekliyorum. Eğer kimse kitaplığını paylaşmaya yanaşmazsa ve bu etkinlik olmazsa bile benim kitaplarım da kütüphaneye gidecek. Bir de bu bağış işini alışkanlık haline getirmeye karar vermeme vesile oldu.
Ayrıca 2Balık 1Kedi şunu da diyor, "Eğer ki eşleştiğimiz kişinin listesindeki hiçbir kitap ilgimizi çekmediyse o da bize sevgilerini gönderir, olmaz mı?". 
Çok da güzel olur. Sadece birilerine hediye etme fikri bile artık çok güzel.
Böyle güzel bir bakış açısı olduğu için de ona hayran kaldım aslında ve gizliden gizliye içimi tüm kitaplığımı ona gönderme isteği sardı :)

Kitaplıktan benim seçtiklerim ise;

  1. Asla Vazgeçme- Harlan Coben
  2. Yalan "mizah söyleşileri" - Aydın Boysan
  3. Yitik- Mark Johnson
  4. Öğrenci Törless'in Bunalımları- Robert Musil
  5. İlk Gençlik Heyecanları- Semiha Türkyılmaz

Öyleyse 3-2-1 ve kitaplığa hücuuum!
Sevgiler,
İlham Kedisi

Yorumlar

  1. :)) Amanın neler yazmışsııın :) Çok teşekkürler.. şimdilik 3 kişiyiz, bakalım :))

    YanıtlaSil
  2. :(ben yeni gördüm katılım bitti mi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 17 Ocak'ta bitmişti ama belki sevgili 2balık bir iyilik yapar süre uzar :) En iyisi mi mail atmak 2balik1kedi@gmail.com adresine. Sevgiler :)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Meydan Okuyorum!

Ben geldiiim! Hem de öyle bir geldim ki, ellerim kollarım dolu bir şekilde! Evet, bir sürprizim var. Bu blogda daha önce yapılmamış yepyeni bir şey ile çıkageldim yine. 2017 hayatımda olduğu kadar blogumda da türlü türlü yeniliklere ev sahipliği yapıyor. Hazır lafı gelmişken şimdiye kadar çok sevdim kendisini, umuyorum aramız açılmaz diye de belirtiyor, yeni yılın kulağını ufacık bir çekiyorum. Her neyse, gelelim sürprizime... Hazır mıyız?  Ver trampetlerle gerilim müziğini hızlı hızlı;   ''  tıpıtıpıtıpı tııııııp''... Duyduk duymadık demeyin! Bu bir   CHALLENGE   , bir    SALANJ   bir   MEYDAN OKUMA  yazısıdır! İstenilen  herhangi bir şekilde adlandırmak ve hunharca katılmak serbesttir! Hodri meydan demeden önce konuyla ilgili bahsetmek istediğim şeyler var. Konumuz '' Apartman Sohbetleri ''. Ve konunun da, soruların da sahibi  İlker Gümüşoluk . YouTube'da videodan videoya zıpladığım bir gün, şans...

Osaka'ya Uçtum!

Turna kuşu bilinen en eski origami figürüdür. Aynı zamanda özel bir anlamı vardır. Bin tane turna kuşu yapan kişi bir dilek hakkına sahiptir. Japonlar güzel dilekleri için turna kuşu yapmayı sihirli bulurlar. Nereden mi biliyorum? Üniversite son sınıftayken keşfedip katıldığım bir origami atölyesinden. Bu atölyeden bana kalan turna kuşu figürü hiç unutmadığım, gözüm kapalı yaptığım bir şey oldu benim için. Origami kağıdı bulduğum zamanlarda şanslıydım. Ama çoğunlukla ya renkli bir kağıdı, ya bir gazeteyi, ya da eski bir kağıt parayı origamiye çevirdim. Hiç bir şey yapamadığım zamanlarda elime bir kağıt alıp katlamayı ve onu kuşa çevirmeyi sihirli buluyorum ben de. Turna kuşu sayım bin oldu mu bilmiyorum. Hala bir dilek hakkım oldu mu bilmiyorum. Büyük dileğim için en baştan oturup bin tane kağıt katlamaya başlasam iyi olur. Ama son zamanlarda evrene gönderdiğim mesajların bir şekilde iletildiğinin de farkındayım. Bundan çok önce, daha origami yapmaya bile başlamadan önce kendime -kend...

Almaty'e Uçtum!

Sevgili blog, Seni çok sevdiğimi ama defterimin yerinin apayrı olduğunu biliyorsun değil mi? Biliyorsun, çünkü arada bir bu gerçeği başına kakıyorum. Eski bir alışkanlık deftere yazmak... Az evvel ilk yazıyı yazdığım tarihe baktım da 2013, Temmuz'a ait. Ki bu ilk defterim değildi, ilk yazım kim bilir nerede ve ne zamana ait. Başka defterler de bitirdim, evet. Ama 3 yıldır çok az da yazsam benimle bu kadar çok gezen, nereye gitsem çantanın veya valizin bir köşesinde yer alan başka bir defterim olmamıştı. Bu defterimin arasında, gittiğim yerlerden topladığım yapraklar, kokladığım çiçekler, biletler, bir broşür, Uganda'ya ait seçim kağıdı (valla var) ve hatta bir tane de milli piyango bileti var- amortisiz. Sanki blogda fotoğraflarla kaydedebildiğim anılara ait ruhları da defterime hapsediyorum gibi bir his aslında bunları yapmamın sebebi. O güne ait çiçeğin kokusu, rengi defterin yaprağında iz bırakıyor ve bu bana daha canlı bir şey gibi geliyor. Ama yine de defterime çok yazamı...