3 Nisan 2016 Pazar

Batum ve Bisiklet

Dünün tersine bugün yataktan zor kalktım. Kahvaltıyı kaçırmayacak olsam kalkmazdım hatta. Saat on buçukta ancak kendime gelebildim. Yine kilise manzaralı masalardan birine oturup geniş geniş kahvaltımı yaptım. Gelen bir kaç doğum günü mesajı ile şımardım bu esnada. Sahip olduğum güzel insanlara tek tek teşekkür ettim. 
Hava dünün tersine kapalı bugün. Gece boyu yağmur yağdı. Dünkü bahar havası yerini serin, ıslak sokaklara bıraktı. Ama Batum yine güzel yine güzel. Bu şehrin farklı bir büyüsü var. Avrupai yapıları bir yanda ihtişam ile karşınıza çıkarken yönünüzü bir başka tarafa çevirdiğinizde sanki başka bir Batum görüyorsunuz.Kimi   zaman yıkık dökük üflesen uçacak bir Batum, kimi zaman modern yapıları ile Dubai'ye meydan okumaya çalışan bir Batum. Kimi zaman da sanki Avrupa'da bir şehir. Kafası karışık Batum'un.
Bulutlar biraz açar gibi yapınca ben de hazırlanıp çıktım günü yaşamaya. Bugün acelem yok. Zaten burada hiç acelem olmadı.
Gelmeden önce fotoğrafını gördüğüm ve hakkında biraz okuduğum farklı bir restoran vardı. Ters inşa edilmiş bu yerin sahibi de Türk'müş. Gidip yemek yeme niyetinde değildim çünkü lezzet-fiyat dengesinin makul olmadığını daha önce okumuştum. Bu yer haritaya göre "yeni şehir" tarafında kalıyor. Görülecek pek bir yanı yok bu kısmın aslına bakarsanız ama fazla görsem ne olurdu ki? Taksi kullanmayacağım dedim bir kere. O yüzden ben de yaşlı bir amcadan saati 5 lariye bisiklet kiraladım. Lafı geçmişken bisiklet kiralayabileceğiniz Batum'a bağlı bir oluşum var aslında. 5 saat üzerinden sabit bir fiyat çıkarıyorlar ve toplamda 20 Lari yani benim kiraladığımdan daha uyguna geliyor. Tourist Info'dan biletlerini almanız gerekiyor. Başta buraya uğradım ama benimle ilgilenen görevli kız suratıma bile bakmayıp sistemi azarlar gibi anlatınca çok rahatsız oldum. Karşıdaki bisikletçi yaşlı amcayı da o sayede fark etmiş oldum. Memnuniyetsiz kızla muhattap olacağıma bu amcayı mutlu ederim daha iyi dedim. Amcamla tamamen beden dili ile anlaştık tabii.Parayı da gelince ödersin dedi. Sorgusuz sualsiz verdi bisikleti. Aslan amcam benim!
Böylece ben de düştüm sahil boyunca  yollara. Haritaya göre bahsettiğim restorana gelmiş olmama rağmen hızımı kesmek istemedim, dönüşte bakarım oraya dedim ve ben dümdüz devam ettim. Yol boyu durdum fotoğraf çektim. Dalgaları dinledim. Her yerin görüntüsünü zihnime kazıdım. Kısacası çok ama çok keyif aldım. 
Bir yerden sonra artık bir şey olmayacağına emin oldum, neden bilmem, döndüm geri. Yeni şehir kısmına gelince anlıyorsunuz ki Batum'dan geriye ilerleyen zamanlarda pek bir şey kalmayacak. Herkes aynı şeyi konuşuyor. Buradaki kumar sevdasına her yere otel casino dikmekten başka bir şey yapmaz olmuşlar. O güzelim dokunun içi titriyor yeni şehirde. 
Tower Restorant'ın hemen arkasında bizim ters restoranı buldum. Bir fotoğrafını da çekerek aklımda kalacağına hatıralarımda kalsın demiş oldum. Bisikletinle bu kez hiç durmadan geri dönüş yolunu tuttum. Toplamda iki saat kullanmışım. 10 Lari'yi ödeyip otelin yolunu tutuyorum. Biraz acıktım ama ne yesem diye önce bir internetten araştırmam lazım. Buraya özgü yemek isimlerini bir türlü aklımda tutamıyorum.  Tekrar otelden çıktığımda bu kez çok  uzaklaşmama gerek kalmadan hemen kaldığım yerin çarprazındaki Mimino isimli şık restorana oturuyorum. Gürcülerin şu meşhur dev mantısını yani Khinkalı (Hingal) yemek için burdayım. Fotoğrafını göreceğiniz üzere bohça gibi kapatılan iri mantılar. Ben dana eti ve mantarlı olanlarını denedim. Ve itiraf etmeliyim ki beğenmedim ve bitiremedim. Çünkü çok hamur ve içindeki bir baharattan ötürü aldığım tadı yadırgadım. Yine de denemek isterseniz kesinlikle bir porsiyonu iki kişinin paylaşabileceğini söylemeliyim.
Öyle ya da böyle karnımı doyurduktan sonra teleferiğin yolunu tuttum. Gün batmak üzere. Şehri ışıklar altında bir de tepeden görmek istiyorum. Haritada "Cable way" olarak gösterilen bu yer teleferiklerin kalktığı yer. Fiyat 10 Lari. Yaklaşık 10 dakika süren bir gökyüzü turunda ilk ve tek durak teleferiğin yön değiştirdiği yerdeki teras ve cafeler. Ben inmemeyi tercih ettim. Çünkü bu gece için planım zaten vardı. Teleferik güzel bir deneyim. Gün batımını yakalayabileceğiniz bir zamanda binmenizi öneririm.
Gelmeden önce araştırdığım ve gidip gitmeme konusunu geldiğimden beri düşündüğüm bir yerin yolunu tuttum sonra. Radisson Blu otelinin 19. katındaki Clouds Bar. Doğum günümü kutlarken 19. kattan müthiş Batum manzarasına kadeh kaldırdığımı hayal edemiyordum. Şimdi ise tam olarak bunu yapıyorum. Bir yandan da sana anlatıyorum sevgili blog. 
Buraya gelip kendime bir dilim pasta ısmarladım. Yanına da en güzelinden bir kadeh kırmızı şarap. Şarap içince gözleri küçülen biriyim. Bu gece bunu da önemsemiyorum. O kadar önemsemiyorum ki ikinci kadehimi de içiyorum. Şu ana kadar çok çok iyi hissediyordum da sevgili blog, ne olduysa pastadaki mumu üflerken oldu. Dilek dileyemedim. Bu zamana kadar hangisini dilesem ki diye ince eleyip sık dokuyan  ben şimdi öylece baktım mumlara ve içimden en ufak bir dilek dahi geçmedi. Durdum ve düşündüm. Gerçekten dileyecek hiç bişeyim kalmaması istediğim her şeyi istediğim gibi yaşıyor olmamdan mı, yoksa artık istemekten de mi vazgeçtim. İşte bunu bilemedim. O mumu öyle boş boş üflediğimden beri içim bir tuhaf. Kendime soruyorum, nerde o dilekler? Belki de pinpiriklenecek bir durum yoktur kim bilir. 
Yarın Batum'da son sabahım. İstanbul beni bekler. Beklesin bakalım, neredeyse özleyeceğim keratayı :) 
Son paragraflarda duygular ağır bastıysa da son olarak şunu söylemeliyim ki Batum iki günde gayet rahat gezilip bitirilebilecek bir yer. Hatta bir gün de yeter ama içimde kalmasın derseniz gelin iki gün kalın burda. Asla pişman olmayacağınıza ben garanti veriyorum.
Not: Büyüdük azizim, büyüdük ve yaşlandık...

Sevgiler,
İlham Kedisi
                              



                             

                                         

                          



White Restaurant, nam-ı diğer ters restoran
                          

                          

                                

                               

en sevdiğim fotoğrafım :)
                               

Hıngal- bir hayal kırıklığı olarak :/
                                      
Teleferikten Batum manzarası
                         

                             

yorucu günün ardından şimdi kutlama zamanı

                         
                          Radisson Blu'nun Clouds Bar'ından müthiş gece manzarası


Share:

4 yorum:

  1. ne güzel bir yazı olmuş öyle benimde gitmek istediğim yerler arasında batum. :) bu arada mutlu yıllar dilerim tüm dileklerinin gerçekleşmesi dileğiyle sevgiyle kal

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim! En güzel dileklerin hep gerçek olsun senin de :)
      Batum gezi planı için bahar en güzel zamanlardan. Kesinlikle ertelemeden yapmalısın.
      Sevgiler.

      Sil
  2. Gormedigim, cok da merak etmedigim bir sehirdi ama fotograflar hosuma gitti, fikrimi degistirebilirim :) Tesekkurler bunun icin..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İşte bunu duymak bir harika! Her yerin görülmeye değer yerleri yaşanmaya değer anıları vardır ben hep buna inanırım. Madem ki düşüncelerine yeni bir yer ekledim, ne mutlu bana :)
      Gidersen muhakkak yaz bana buradan merak ederim :)

      Sil

Blogger tarafından desteklenmektedir.

Hakkımda

Fotoğrafım

Siz şimdilik beni blog yazan bir İlham Kedisi olarak tanıyın.

İlham'ın İzleyenleri

Bu Blogda Ara

Yazılardan haberim olsun dersen buraya mail adresini bırakabilirsin.

Severek okuduklarımdan

Instagram

E-Mail

ilhamkedisi@gmail.com